YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4639
KARAR NO : 2010/6038
KARAR TARİHİ : 04.11.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği (Tük.Mah.Sıf)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar … mirasçıları … vekili ile davalı-k.davacılar … ve … vekili ve birleşen dava davalısı … tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava ve birleşen dava arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemlerine ilişkin olup mahkemece her iki davanın da kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Mahkeme kararı asıl davada davacılar vekili Avukat … ve birleşen davadaki davacılar vekili Avukat … tarafından temyiz edilmişse de, asıl davadaki davacılar vekili Avukat …’ın verdiği 05.05.2010 günlü dilekçesi ile temyiz taleplerinden feragat ettiği, bu vekilin dosya kapsamında mevcut Sinop Noterliği’nin 17.05.2006 gün ve 04586 yevmiye numaralı, 28.02.2006 gün ve 01926 yevmiye numaralı, 20.11.2007 gün ve 11952 yevmiye numaralı vekâletnamelerine göre temyizden feragat yetkisini haiz olduğu, birleşen davayı temyiz eden davacıların ise 05.05.2010 tarihinde bizzat verdikleri dilekçeleri ile temyiz istemlerinden feragat ettikleri, kimliklerinin de tesbit edildiği anlaşılmakla temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Birleşen davanın davalısı …’ın temyiz itirazlarına gelince;
Dava, eser sözleşmesinden dolayı oluşan alacağın tahsiline ilişkindir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/e maddesinde tüketici, “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlamaya göre yasa, hazır bir malı veya hizmeti satın alarak onu günlük yaşamında kullanan veya tüketen kişiyi korumaktadır. Bir başka deyişle yasa kapsamına, dar kapsamlı mal ve hizmet ilişkileri olağan tüketim işleri alınmıştır. Aksi bir yorumun kabulü, üst düzey teknoloji ile gerçekleştirilen eser sözleşmesi ilişkilerinin dahi 4077 Sayılı Yasa kapsamında kalmasını ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklara da Tüketici Mahkemelerinde bakılmasını gerektirir ki, bunun yasanın amacına aykırı olduğu açıktır. Buna göre istisna sözleşmesinden doğan ilişkileri de 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması hukuken olanaklı değildir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.2.2003 gün ve 2003/15-127 E., 2003/102 K. sayılı kararında bu husus belirtilmiştir. Somut olayda taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, yerel mahkemece görevsizlik kararı verilerek davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, 4077 Sayılı Yasa uygulanarak Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılıp, esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle asıl davanın davacıları … mirasçıları ve … ile birleşen davanın davacıları … ve …’in temyiz istemlerinin reddine, 2. bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı …’ın temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin ve Yargıtay başvuru harcının istek halinde temyiz eden davacılar ile davalı-k.davacılar … ve …’e geri verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden …’a geri verilmesine, 04.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.