Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/468 E. 2009/1526 K. 16.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/468
KARAR NO : 2009/1526
KARAR TARİHİ : 16.03.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili avukat …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, imalât bedelinin tahsili için girişilen icra takibine itiraz edilmesi üzerine (borçlu) davalının itirazının iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının tahsili istemi ile açılmış, mahkemece davanın ödeme yaptığı … isimli kişinin davacı namına para tahsiline yetkili bulunmadığı görüşü ile davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında imzalanan sözleşme … firması ile davalı arasında düzenlenmiştir. Sözleşmenin başında limited şirketin ismi yazılmış ise de, geri çevirme kararı üzerine gönderilen ticaret sicil dosyasından, böyle bir şirketin bulunmadığı, sicilde kayıtlı olanın … firması olduğu görülmüştür. Ödeme yapılan …’ın da davacının yetkilisi olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle kural olarak …’a yapılan ödemelerin davacıya yapılmış sayılması mümkün değildir. Ancak dosyada mevcut bir kısım ödeme belgelerinde davacının da imzası mevcuttur. Mahkemece bu belgelerin davacıya ait olup olmadığı incelenmediği gibi davalı tarafından verilen delil listesinde, HUMK’nın öngördüğü sair yasal delillere de yer verildiğinden davalının defter kayıtlarına ve yemin deliline de dayandığı kabul edilmelidir. Davalıya yemin hakkı bulunduğu ve defterlere dayanıp dayanmadığı sorulmamıştır. Bu nedenle yapılan inceleme hüküm tesisine ve Yargıtay denetimine elverişli bulunmadığından davalıdan ticarî defter ve yemin deliline dayanıp dayanmadığı sorulmalı, dayanıldığı takdirde tarafların ticari defterleri celbedilip üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, …’a yapılan ödemelerin, davacı …’a ait defterlerde kayıtlı olup olmadığı, … tarafından davacı namına işlem yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bu işlemlere BK’nın 39. maddesi uyarınca zımnî icazet verilip verilmediği takdir olunup, ödeme savunması değerlendirilmeli, yapılacak bu araştırma sonunda ispatlanamayan ödemeler varsa, bu konuda davalının, davacıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılıp sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile davanın kabulü doğru olmamıştır.
Diğer yandan, icra takibinden önce davalının temerrüde düşürüldüğü ispatlanamamış olduğu halde, işlemiş faize hükmedilmesi, işlemiş faizin ana paraya katılarak tekrar faiz yürütülmesi de (BK’nın 101 ve 104/2 md.) yerinde değildir.
Yine %40 icra inkâr tazminatı istemi de, ödeme ile ilgili incelemenin sonucuna göre değerlendirilmelidir.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 550,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 16.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.