Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/4849 E. 2009/5562 K. 22.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4849
KARAR NO : 2009/5562
KARAR TARİHİ : 22.10.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca eksik ve kusurlu imalât, gecikme tazminatının tahsili istemleriyle açılmış, davalı reddini savunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, tarafların temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozma uyarınca yapılan inceleme sonucu dava kısmen kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Hükmüne uyulan bozma ilâmında, sözleşmede, 11 ve 13 nolu bağımsız bölümlerin dubleks olarak ve çatı yapımının yüklenicinin yükümlülüğünde olduğu belirtilerek, çatının niteliği konusunda İmar Yasası hükümleri uyarınca araştırma yapılmadan yetersiz bilirkişi raporu ile karar verildiği belirtilmiştir. Mahkemece çatı hususunda belediyeden alınan cevabi yazıda, onaylı projesinde teras çatı olarak düzenleme olduğu, tadilat projesi ile değiştirilebileceği belirtilmiş, tadilat projesinin ne şekilde kabul edilebileceği açıklanmış değildir. Bilirkişi raporlarında da çatının yenileme bedeli ile çatı piyeslerinde yapılması gereken bağımsız bölümlerin değeri hesaplanmakla yetinilmiştir. Tadilat konusunda inceleme yapılmadığından bozma gereğinin yerine getirildiğinden sözedilemez.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, sözleşmede kararlaştırılan 11 ve 13 nolu bağımsız bölümlerin tadilat projesi ile dubleks olarak yapılmasının mümkün olup olmadığı araştırılmalı, mümkün ise şimdiki gibi yapım bedeli kabul edilmeli, yasaya aykırı olduğu anlaşılırsa istem reddedilmelidir.
Öte yandan davada dubleks daire bedelleri olarak 12.690,00 TL istendiği ve talep ıslah edilmediği halde, talep aşılarak 20.797,50 TL’nin kabulü usul ve yasaya aykırı olmuştur (HUMK 74. md.).
Yine mahkemece, Dairemizce bozulan hükmün, taraflarca takibe konulması sonucu tahsil edilen miktarların gözetilerek takas ve mahsubu yapıldıktan sonra hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
Karar tüm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.