YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4863
KARAR NO : 2009/5478
KARAR TARİHİ : 19.10.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davacı arsa sahiplerine verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümlerin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle kira tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Daire’mizin 05.11.2007 gün 2006/3292 Esas, 2007/6895 Karar sayılı bozma ilâmının 1. bendinde; davalı vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek, 2. bendinde; karara dayanak yapılan 06.03.2006 günlü ek bilirkişi raporunda 2002 yılı için bağımsız bölüm başına aylık 200.000.000. TL, 2003 yılı için ise 250.000.000.TL kira bedeli dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, dava dilekçesinde 2002 ve 2003 yılları için her bağımsız bölüm yönünden istenilen kira miktarları bir çok aylar için bilirkişilerin raporlarında belirledikleri miktarların altında olduğu halde, mahkemece bu durumun gözden kaçırılması ve bilirkişi raporu dikkate alınarak yazılı şekilde karar oluşturularak HUMK’nın 74. maddesine aykırı davranıldığı, yapılacak işin; 06.03.2006 günlü bilirkişi raporunu düzenleyenlerden dava dilekçesindeki miktarlar dikkate alınarak talebi aşmayacak şekilde ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile mahkeme kararı davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilâmına uyulduğu halde, bozma ilâmına aykırı olarak hüküm kurulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmakla bozma ilâmı lehine olan taraf yararına usulî kazanılmış hak doğar. Bozma kararına uymuş olan mahkeme bozma kararı ile bağlıdır ve bozma kararında belirtilen hususları yerine getirmekle yükümlüdür. Yine bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Keza bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen kısımlar hakkında yeniden inceleme yapamaz. Bozulan karara dayanak yapılan ve davacı tarafından itiraz edilmeyen 06.03.2006 tarihli ek bilirkişi raporunda 15.01.2002-27.12.2003 tarihleri arasında davacı alacağı davacının dava dilekçesindeki talebi aşılarak 89.040.00. TL hesaplanmıştır. Mahkemenin bozulan kararında bu miktara hükmedilmiştir. Mahkemece, bozmadan sonra verilen kararda da önceki kararda hüküm altına alınan miktarın tahsiline karar verilmiştir. Oysa 07.05.2008 tarihli ek bilirkişi raporunda davacı alacağı bozmaya uygun olarak 15.01.2002—27.12.2003 tarihleri arası için 65.156,31 TL olarak hesaplanmıştır. Bu miktarın hüküm altına alınması gerekirken davalı yararına oluşan kazanılmış hak dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.