YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5162
KARAR NO : 2009/6851
KARAR TARİHİ : 15.12.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili ile davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava tapu iptâli ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemleri ile açılmış, mahkemece tapu iptâli tescil isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacılar ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların miras bırakanları … ve … ile … arasında imzalanan 17.05.1996 tarihli Düzenleme Şeklinde Daire ve Dükkan karşılığında inşaat sözleşmesinde, arsa sahiplerine 6 daire ve 1 dükkan verilmesi kararlaştırılmıştır. Sözleşme eki krokiden zemin katta yapılacak altı adet dükkanın eşit büyüklükte olacağı ve bir tanesinin arsa sahiplerine verilmesinin kabul edildiği sonucuna varılmaktadır.
Taşınmazın tapu kaydında 31.03.2000 tarihinde kat irtifakı kurulmuş, bunun sonucunda 16 adet daire ve 2 dükkan olmak üzere toplam 18 adet bağımsız bölüm oluşmuştur. Dosyada bulunan bağımsız bölümlere ilişkin tapu kayıtlarının incelenmesinden, davacılar adına tesciline karar verilen dava konusu 17 nolu bağımsız bölümün 10/240 arsa paylı olarak davalı kooperatif adına, 18 nolu bağımsız bölümün ise 70/240 arsa paylı olarak davalı … adına kayıtlı olduğu belirlenmiştir. davacılar vekili kendilerine ait dükkanın tapu kaydındaki arsa payına dahi uygun olmadığını, küçük olarak yapıldığını iddia etmişlerdir.
Dosya içerisine getirtilen 04.03.2005 tarihli tadilat projesinden, davacılara ait dükkanın yüzölçümünün tapudaki arsa payına uygun olmayacak şekilde küçültüldüğü, bu dükkanın bir kısmının davalı …’a ait 18 nolu dükkana dahil edildiği görülmüştür. Mahkemenin bu durumu dikkate alarak inşaat ruhsatında zemin kattaki dükkanların m2’si olarak gösterilen miktarın 1/6’sının davacılara ait dükkan olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HUMK’nın 388 ve 389. maddeleri uyarınca mahkemelerce verilen kararların tereddüte yer bırakmayacak şekilde infazlarının mümkün olması zorunludur. Mahkemece gerekli araştırma yapılmadan, tadilât ruhsatı yapılmasını sağlamadan yazılı şekilde tapuda infazı mümkün olmayacak nitelikte karar verilmesi, davacıların haklarına kavuşmalarını temin edemeyeceğinden, doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, dosyadaki proje, tadilat projesi, kat irtifakına ilişkin tapu kayıtları değerlendirilerek ilgili belediyeden görüş sorulmak ve uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle, mümkün olduğu takdirde davacılar adına tesciline karar verilen dükkanın tadilat projesi yaptırılmak suretiyle tesciline karar verilen paya uygun durumunun belirlenmesinden, buna göre arsa paylarının yeniden hesaplattırılmasından, bunun sonucuna göre infazı kabil bir karar verilmesinden, belediyeden alınacak cevap ve yapılacak inceleme ve alınacak bilirkişi raporu sonucunda, yukarıda belirtilen işlemlerin yapılmasının mümkün olmadığının, davacılara ait dükkanın olması gereken duruma getirilmesi imkânının olmadığının anlaşılması halinde davacıların tazminat istemleri de dikkate alınarak karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece gerekli araştırma ve işlemler yapılmadan infazı kabul olmayacak nitelikte bir karar oluşturulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, tarafların sair temyiz itirazlarının bozma nedenine göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 15.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.