YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5478
KARAR NO : 2010/2424
KARAR TARİHİ : 26.04.2010
Davacı … İnş. Taah. Turz. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı T.C. Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü Birleşen 2005/488 Esas sayılı davada davacı … İnş. Taah. Turz. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı T.C. Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü arasındaki davadan dolayı İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03.07.2008 gün ve 2005/552-2008/381 sayılı hükmü bozan Dairemizin 14.07.2009 gün ve 2008/6269-2009/4356 sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili ile davacı şirketin yetkili ortak ve teknik müdürü … müştereken imzaladıkları 09.09.2009 havale tarihli dilekçeleriyle karar düzeltme talebinde bulunmuş iseler de, dilekçelerinin 1. sayfasında “Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin yargıya doğrudan müdahale ettiği, kendisini adliye mahkemesi ve bilirkişi kurulu yerine koyarak mahkeme karar ve hükümlerini ve iki adet bilirkişi kurulu tespitlerini ve dosya içeriğindeki delilleri yok saydığı, çok yönlü ve bölümlü bir davayı tek bir boyuta (davalının temyiz itirazında yer almamasına rağmen re’sen) proje boyutu revizyonuna indirdiği, davanın diğer bölümlerini yok saydığı ve eksik inceleme yaptığı, davalıyı haklı çıkartmak için kasıtlı davrandığı, davalı lehine delil uydurduğu, dosyada mevcut bazı delilleri davalı lehine kararttığı, var olan yazı, fiil ve olguları yok, yok olan yazı, fiil ve olayları var gösterdiği, bu şekilde maddi olayların tespitinde açık hata yaptığı, görevini kötüye kullandığı, böylece hukuk dışına çıkıldığı, görev ve yetki ihlâli yapıldığını” ileri sürmüş ve dilekçenin diğer sayfalarında da bu ve buna benzer olumsuz iddialar sürekli olarak tekrarlanmıştır. İddia ve savunma doğrultusunda yanlar taleplerini açıkça ileri sürebilir iseler de; kullanılacak ifadelerin muhakeme adabı içinde taraflar ve yargı görevini yapan hakimlere karşı hakaret niteliğini taşımaması gerekir. Davacı vekili ve yetkili müdür tarafından verilen dilekçede kullanılan ifadeler ile sözkonusu karar düzeltme dilekçesi HUMK’nın 78. maddesi kapsamında münasebetsiz evrak niteliğini almıştır. Bu durumda;
1-Dilekçede ileri sürülen iddia ve kullanılan ifadeler kurul halinde çalışan kamu görevlilerine, görevlerinden dolayı hakaret niteliğinde olduğundan dilekçenin tasdikli bir sureti eklenerek şüpheliler hakkında yasal gereğinin takdir ve ifası için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulunulmasına ve yine dilekçenin tasdikli bir örneği eklenerek dilekçeyi imzalayan avukat hakkında disiplin yönünden gereğinin yapılması için bağlı bulunduğu İstanbul Barosu Başkanlığına yazı yazılmasına,
2-Mahkemesince HUMK’nın 78/II. maddesi anlamında okunamayan ve münasebetsiz evrak niteliğinde olan davacı vekili ve yetkilisinin verdiği karar düzeltme dilekçesinin kendilerine yeniden düzenlenip verilmesi için uygun bir süre tanınarak iade işlemlerinin yapılması, verilecek süre zarfında alınacak dilekçe eklenerek, tashihi karar incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 26.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.