YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5486
KARAR NO : 2010/5876
KARAR TARİHİ : 01.11.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davalar, yanlar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine dayalı olarak açılmış olup, tapu iptâli ve tescili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, Asliye 2. Ticaret Mahkemesi’nin 2009/52 Esas-2009/198 Karar sayılı hükmüyle birleştirilen davaların yargılaması sonunda tapu iptâli tescili davalarının kabulüne karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekili, müvekkilinin davaların açılmasına sebebiyet vermediğini ve davaların ilk oturumdan önce de davaları kabul ettiğini bildirerek HUMK’nın 94. maddesi gereğince yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunmaktadır. Bu kapsamda, davalı yanlar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, davacıya temliki gereken bağımsız bölümlerin kayden temlikine hazır olduğunu davacıya bildirmiş olmasına ve temlikin yapılabilmesi için ilgili Tapu Sicil Müdürlüğü’nde de hazır olmasına karşın davacının, üçüncü şahıslara temlikin yapılmasını istediğini ve bu talebin kabul edilmemesi sebebiyle kendi adına temlik yapılmasını istemediğini ve bu hususu kanıtlayabilmek amacıyla da bilgi sahibi olan tanıkların listesinin dava dosyasına sunulduğunu ancak mahkemece, bu tanıkların bilgilerinin alınmadığını ve bu nedenlerle davaların açılmasına neden olmadığının kabulü gerektiğini ileri sürmektedir.
HUMK’nın 94. maddesi gereğince, kural olarak davadan feragat ve davayı kabul eden taraf, mahkum olmuş gibi yargılama giderlerini ödemeye mecburdur. Ancak, davalı hal ve vaziyetiyle aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk oturumunda da davayı kabul etmişse, yargılama giderlerinden ve bu kapsamda vekâlet ücretinden sorumlu tutulamaz. Somut olayda, birleştirilen davanın dilekçesi ve kararı davalıya tebliğ olunmadan; ilk davada ise, ilk oturum gününden önce davalı taraf davaları kabul etmiştir. Davaya sebebiyet verilmediği savunulmuş ve bu hususun kanıtlanmasına yönelik olarak da tanık listesi mahkemeye sunulduğu halde, mahkemece, bu yöndeki savunma araştırılmamış ve davalı delilleri toplanmamıştır.
Diğer yandan 492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 16. maddesi hükmü ve 04.03.1953 tarih ve 10/2 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, dava değerinin tamamı üzerinden harç alınması gerekir. Dava dilekçelerinde daha az tutarda dava değerleri gösterilmiş olduğu halde; mahkemece, bilirkişi aracılığıyla, taşınmazlar üzerinde yerinde keşif yapılarak dava tarihleri itibariyle taşınmazların gerçek değerleri tespit olunmadan, davacı vekilinin 17.06.2008 tarihli dilekçesiyle bildirilen 250.000,00 TL değerin dava değeri olduğu kabul edilerek, bu miktar üzerinden harcın tamamlatılarak vekâlet ücretlerinin hesaplanmasına esas alınmış olması, kabul şekli bakımından da doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; davalının dava açılmasına sebebiyet vermediğine yönelik savunmasını kanıtlamak amacıyla sunulan tüm delillerinin toplanarak değerlendirilmesi ve varılacak sonuca göre HUMK’nın 94. maddesi hükmünde öngörülen koşullara göre davalının yargılama giderlerinden ötürü sorumlu tutulması gerekip gerekmediğinin takdiriyle; davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekiyor ise, dava konusu taşınmazlar üzerinde uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla keşif yapılmak suretiyle dava tarihi itibariyle rayiç piyasa fiyatlarına göre gerçek değerlerinin belirlenmesi ve noksan harcın davacıya tamamlattırılması ile davalının kazanılmış hakkı da gözetilerek davacı yararına vekâlet ücretleri hesaplanarak hükmedilmesinden; aksi halde ise, davalarda davalının, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmesinden ibaret olmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 01.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.