YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5601
KARAR NO : 2010/982
KARAR TARİHİ : 22.02.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, sözleşme dışı fazla olarak yapılan bağımsız bölümlerden davacının payına düşen yerin adına tescili, mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tahsili ve değer kaybı nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemleriyle açılmış, mahkemece Dairemizin bozma ilâmına uymak suretiyle ve ıslah da dikkate alınarak, davanın fazla yapılan bağımsız bölümler yönünden kabulüne, değer kaybı yönünden olan istemin reddine karar verilmiş, karar davalı kooperatif vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde sözleşme dışı fazla olarak yapılan bağımsız bölümler yönünden tapu verilmesini, mümkün olmadığında 100.000,00 TL’nin tahsilini istemiş, 13.10.2006 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesi ile bu konudaki istemini 158.531,50 TL daha artırmıştır. Davalı kooperatif davanın açılmasından önce miktar gösterir ve ödeme ister bir ihtarname ile temerrüde düşürülmediği halde kabul edilen miktarın tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamıştır. Dava dilekçesinde dava konusu yapılan miktar için dava tarihinden, ıslahla artırılan miktar için de ıslah harcının
yatırıldığı tarihten faiz yürütülmesi gerekir. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davalı kooperatifin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın hüküm fıkrası 2 numaralı bendinin ikinci ve üçüncü satırındaki “dava tarihi olan 11.11.2004 gününden” tarih ve kelimelerinin karardan çıkartılmasına, yerine “100.000,00 TL’sinin 11.11.2004 dava, 158.531,50 TL’sinin 13.10.2006 ıslah tarihinden” rakam, tarih ve kelimelerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 750,00 TL vekâlet ücretinin davacı arsa sahibinden alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davalı kooperatife verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 11.872,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 22.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.