YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/566
KARAR NO : 2010/357
KARAR TARİHİ : 28.01.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı yüklenici tarafından icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talebi ile açılan davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İcra takibine konu olan alacak 27.11.2006 gün 021843 nolu fatura kapsamındaki mallarla ilgilidir. Dosyaya ibraz edilen teslim belgesinden teslimin 18.10.2006 tarihinde gerçekleştiği, anlaşılmakta olup, belge altında yazılı olan şerhte montajı yapılan kapılardan iki tanesinde boya çizilmesi ve darbe izi olduğu belirtilmiş, kapılar ihtirazi kayıt dermeyan edilmek suretiyle teslim alınmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da kapılardaki çökme ve boya hatasının tesbit edildiği halde kapıların mekanik olarak çalışmasına engel olmayan bu hatalar nedeniyle iş bedelinden indirim yapılması gerektiği nazara alınmadan bedelin tümü üzerinden takibin devamına karar verilmesi doğru olmamıştır. Bilirkişiden ek rapor alınarak ihtirazı kayıtla teslim alınan iki adet kapıdaki hata ve kusurlar nedeniyle bedelden yapılacak indirim miktarı belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
3-Davacı şirket vekili 18.12.2007 günlü oturumda icra takibine 25.856,00 TL üzerinden geçilmiş ise de kayıtlar üzerinde daha sonra yapılan inceleme ile bu iş nedeniyle 9.750,00 TL’lik bu tahsilat yapıldığı saptandığından mahsubu ile takibin 16.155,00 TL üzerinden devamına karar verilmesini talep ettiği halde davacı vekilinin bu beyanı nazara alınmadan takip talebindeki miktarın tamamı üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gibi takip konusu alacağın miktarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinden ve ortada likit bir alacağın varlığından sözedilemeyeceğinden davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı görülmüş, karar bu yönlerden de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentler uyarınca kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.