YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5685
KARAR NO : 2010/6346
KARAR TARİHİ : 23.11.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava Borçlar Yasası’nın 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 maddi giderim istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Eser sözleşmesi taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir iş görme akdidir. Davacı yüklenici eseri teknik ve sanatsal kurallara ve amaca uygun olarak imâl edip davalı iş sahibine teslim etmekle, davalı iş sahibi de eserin bedelini ödemekle mükelleftirler.
Dava konusu somut olayda davalı iş sahibi … ili Merkez … Köyü Karahayıt mevkiinde yer alan 1606, 1608, 1616 parsel sayılı taşınmazları kiralamıştır. Bu yerlerde domates ve mısır tarımsal faaliyetinde bulunmaktadır. Daha verimli ürün alabilmek amacıyla arazi üzerinde damlama sulama sistemi yaptırmıştır. Anılan işin yapımını davacı yüklenici üstlenmiştir. İşin toplam bedeli 17.700,00 YTL olarak kararlaştırılmıştır. Bu miktarı dosyada mevcut proforma fatura, davalı vekilinin 22.04.2008 tarihli keşif sırasındaki beyanı doğrulamıştır. O halde işin toplam tutarı konusunda uyuşmazlık kalmamıştır.
Davacı yüklenici davaya konu tesisi kurmuştur, teslim gerçekleşmiştir, daha açığı kendi edimini ifa etmiştir. Ancak davalı taraf eserin ayıplı olduğundan, sulamanın gereği gibi yapılamadığından, üründe verim kaybı olduğundan, bu nedenle zarara uğradığından bahisle işin bedelini ödememiştir. Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/108-108 Değişik iş sayılı tespit dosyasında yapılan incelemede ve alınan ziraat mühendisi teknik bilirkişinin raporunda sözkonusu ayıpların teknik aksamla ilgili olup gizli ayıp niteliği arzettiği, raporun davacı yükleniciye tebliğ edilmesiyle makul sürede ayıp ihbarının da yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemede yapılan yargılama sırasında icra müdürlüğünün dosyası, tespit dosyası, fatura, proje getirilmiş, yerinde tatbiki keşif yapılarak tanıkları dinlenmiş, uygulama ziraat mühendisi teknik bilirkişi tarafından sağlanmıştır. Ancak düzenlenen rapor hüküm kurmaya elverişli görülmemiştir.
O halde yapılması gereken iş, aynı ziraat mühendisi bilirkişiden ek rapor alınarak damlama sulama tesisindeki ayıp bedeli tespit tarihi itibariyle saptanmalı, buna göre davacının yaptığı imalât değeri belirlenmeli, keza yine aynı bilirkişiden ayıplı imalât nedeniyle davalı iş sahibinin mısır ve domatesle ilgili tarımsal faaliyetindeki ürün kaybı zarar da hesaplanmalı, gerekli mahsup da yapılarak sonuca gidilmelidir. Ayrıca dava konusu alacak miktarı yargılamayı gerektirir nitelikte olup yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu belirleneceğinden bu haliyle likit özellik arzetmediğinden davacı yararına %40 maddi giderime hükmedilmesi usul, yasaya ve yönteme uygun olmamıştır.
Açıklanan olgular gözden uzak tutularak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı lehine BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 23.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.