YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6047
KARAR NO : 2010/177
KARAR TARİHİ : 22.01.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçeleriinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Uyuşmazlık, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici asıl davada ödenmeyen bakiye iş bedeli 5.000,00 TL’nin, birleştirilen davasında ise sözleşme dışı yaptığı işler bedeli 3.295,00 TL’nin davalı iş sahibinden tahsilini talep etmiş, birleşen davada davalı iş sahibince açılan karşı davada ise takas-mahsup talebi yanında eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedeli 2.575,00 TL’nin ödetilmesi istenmiş, mahkemece; asıl davanın esastan reddine, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, karşı davada talep konusu miktar asıl davada takas-mahsup işlemine tabi tutulduğundan karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Temyiz itirazına konu edilen gerek asıl, gerek birleştirilen, gerekse de birleştirilen davadaki karşı davalar, harcı yatırılarak açılmış birer bağımsız dava hüviyetindedirler. Bu itibarla her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması zorunlu iken taleplerin birbirlerinden mahsup edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Taraflar arasında düzenlenen 30.04.2002 tarihli sözleşme ile toplam 24.000,00 TL götürü bedelle davalı-karşı davacı iş sahibinin konutunun muhtelif tadilat ve dekorasyon işlerinin 90 iş günü içinde yapılarak teslim edilmesinin kararlaştırıldığı, sözleşmede gösterilen iş bedeline mahsuben 19.000,00 TL ödendiği ve işin eksik-kusurlu haliyle teslim edildiği hususlarında çekişme bulunmamaktadır. Şu halde davalının da kabulünde olduğu üzere tahsili istenen 5.000,00 TL bakiye iş bedelinin ödenmediği sabit olmakla asıl dava kapsamında bu miktarın davacı-karşı davalı yüklenici lehine hüküm altına alınması gerekmektedir.
Birleştirilen davada, davacı-karşı davalı yüklenici 09.01.2003 tarihinde … Asliye 4. Hukuk Mahkemesi kanalı ile yaptırdığı 2003/11 D.İş sayılı tesbite dayalı olarak 3.295,00 TL sözleşme dışı iş bedelinin ödetilmesini istemiş, mahkemece; anılan davanın 10.09.2008 tarihinde açılmasına karşın davaya dayanak yapılan tesbit tarihinden itibaren eser sözleşmelerinde uygulanan ve BK’nın 126/IV. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle red kararı verilmiştir. Oysa sözleşme ile imali kararlaştırılan işler dışında yapıldığı ileri sürülen işlerin BK’nın 413 ve devamı maddeleri uyarınca vekâletsiz iş görme hükümlerine göre değerlendirilmesi ve iş sahibinin yararı için yapıldıklarının saptanması halinde yapıldıkları tarihteki mahalli piyasa rayiçleri ile bedelinin tesbit ettirilerek yüklenici lehine hükmedilmesi yasa gereğidir. Bu durumda da zamanaşımı süresinin BK’nın 125. maddesinde belirtilen 10 yıl olması karşısında davada bu sürenin geçtiğinden sözedilemez. O halde az yukarıda ifade olunan ilkeler doğrultusunda esasa girilerek yapılacak incelemeye göre bir karara varılması yerine yazılı şekilde red kararı verilmesi de doğru bulunmamıştır.
Buna ilaveten birleşen dava kapsamında davalı iş sahibince açılan karşı davada ise; eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedeli 2.575,00 TL’nin tahsili istenmiştir. Dosyada mevcut, davacı-karşı davalının yaptırdığı … Asliye 4. Hukuk Mahkemesi’nin 2003/11 D.İş sayılı tesbit dosyasında verilen 29.01.2003 günlü raporda eksik ve kusurlu işler bedeli 4.225,00 TL tutarında belirlendiği halde, davalı-karşı davacı iş sahibinin yaptırdığı … 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2002/257 D.İş sayılı tesbit raporunda 7.575,00 TL olarak hesaplanmış, yargılama sırasında alınan asıl ve ek bilirkişi raporlarında ise herhangi bir hesaplama yapılmaksızın soyut şekilde her iki tespit raporunda bildirilen sonuç bedellerin ortalaması alınarak görüş belirtilmiştir. Bu haliyle tesbit raporları arasında çelişki olduğu gibi, yargılama sırasında alınan raporlar da denetime elverişli ve uyuşmazlığı çözecek nitelikte değildir. Bu nedenle mahkemece öncelikle işin eksik ve kusurlu şekilde teslim edildiği tarih belirlenmeli, bu tarihten sonraki eksik ve kusurlu işlerin giderilebileceği makul sayılabilecek tarihler itibariyle dosya içindeki tesbit evrakı, fotoğraflar ve diğer kanıtlardan yararlanarak bunların mahalli piyasa rayiçleri üzerinden giderilme bedeli, tayin edilecek uyuşmazlık konusu hakkında uzman yeni bir bilirkişiye hesaplattırılmalı ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Değinilen hususlar dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hükme ulaşılması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 22.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.