Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/6253 E. 2009/6923 K. 18.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6253
KARAR NO : 2009/6923
KARAR TARİHİ : 18.12.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı yüklenici tarafından iş bedelinin tahsili istemiyle açılan davada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici, davalı şirkete ait ekmek fabrikasının ahşap dekorunun yapılması işini sözlü anlaşma ile üstlenmiştir. İşin bedeli konusunda taraflar arasında mutabakat bulunmadığından ve bedel yazılı olarak kararlaştırılmadığından BK’nın 366. maddesi uyarınca iş bedelinin yapıldığı yılın mahalli rayiçlerine göre belirlenmesi gerekir. Davacı dava tarihinden önce mahkemeye müracaatla tespit yaptırmış, Gediz Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/85 D.iş dosyasında alınan bilirkişi raporuyla yapılan işin bedeli 3.869,00 TL olarak belirlenmiş ise de tespit raporuna her iki tarafta itiraz etmiştir. Tespitte alınan rapora tarafların itirazı gözetilerek işin bedeli konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak rapor alınması ve buna göre davanın sonuçlandırılması gerekirken, davalının kabulüne dayanarak ve bu kabulün üzerinde iş yapıldığının yazılı olarak kanıtlanamadığından sözedilerek 2.200,00 TL’nin tahsiline karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Davada kısmen kabul kararı verildiği halde kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan harcın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken harcın davacıya yükletilmesi de bozma nedenidir.
3-Mahkemece hüküm altına alınan miktara 01.12.2006 tespit başvuru tarihinden itibaren faiz yürütülmüştür. Temerrüt faizine hükmedilebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp davalının usulen temerrüde düşürülmesi zorunludur. Somut olayda davalı dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinden ve tespit talebi ile mahkemeye başvurulması temerrüde esas bir işlem sayılamayacağından hükmedilen miktara dava tarihi yerine tesbite başvuru tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de doğru olmamıştır.
Karar açıklanan bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bendde açıklanan nedenlerle davacı yüklenici yararına, 3. bendde açıklanan nedenlerle de davalı iş sahibi yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 18.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.