Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/6362 E. 2010/1124 K. 01.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6362
KARAR NO : 2010/1124
KARAR TARİHİ : 01.03.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı-k.davalı … Genel Müdürlüğü ve davalılar …, …, … vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

İş sahibi Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından açılan davada, 04.10.2000 tarihinde geçici kabulü yapılan uzay çatı imalâtının eserdeki kusur ve ayıplar nedeniyle 03.01.2002 tarihinde çökerek kullanılamaz hale geldiği, yüklenici şirketin 04.01.2002 günlü taahhütname vererek oluşan tüm hasarı bedelsiz olarak gidermeyi ve eseri 15.06.2002 tarihinde teslim etmeyi, kararlaştırılan tarihte teslim etmemesi halinde ise cezai şart ödemeyi taahhüt ettiği, taahhütnameye göre işin tamamının bedelsiz olarak yapılması gerekirken olur alınıp uygulamaya esas yeni proje ile ilk proje arasındaki imalât farkının ödendiği ileri sürülerek fazladan ödenen imalât bedeli ile kararlaştırılan cezai şartın davalı yüklenici şirket ile fazla ödemeye sebebiyet veren idare elemanlarından müştereken ve müteselsilen tahsili istenmiş; yüklenici şirket tarafından cevapla açılan karşı davada, hasarın bedelsiz olarak giderileceğine dair taahhüdün geçersiz olduğu ileri sürülerek yapılan imalâtın bedeli; yüklenici şirket tarafından Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/6 Esas sayılı dosyası ile açılan ve eldeki dava ile birleştirilen davada ise geçici kabul önceki ilk proje ile hasardan sonra uygulanan ikinci proje arasında bir takım farklılıklar bulunduğu, ikinci projede inşaat alanının arttığı ve malzemelerin de değiştiği ileri sürülerek fazladan yapılan imalâtın bedeli talep ve dava edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda iş sahibi idare tarafından açılan davada, yüklenici şirket hakkındaki fazla ödemeyle ilgili istemin kısmen kabulüne, cezai şartla ilgili istemin reddine, idare elemanları hakkındaki davanın reddine, yüklenici tarafından cevapla açılan karşı davada davanın reddine, yüklenicinin birleşen 2007/6 Esaslı davasında ise davanın tefrik edilerek başka bir esasa kaydının yapılmasına karar verilmiş, karar davacı … karşı davalı iş sahibi idare ile davalı idare elemanları tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacı … karşı davalı iş sahibi idarenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-HUMK’nın 45. maddesine göre davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır ve aynı mahkemede görülmekte olan bağlantılı davalar davanın her safhasında istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir. Aynı Kanun’un 46. maddesine göre de yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına davanın her safhasında istek üzerine veya kendiliğinden karar verilebilir.
Somut olayda yüklenici tarafından imalât bedelinin tahsili istemiyle Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/6 Esas sayılı dava dosyası ile iş sahibi idare tarafından fazla ödeme ve cezai şartın tahsili istemiyle açılan ve bozmadan sonra 2008/123 esas sayısını alan dava dosyaları aralarında bağlantı bulunması nedeniyle birleştirilmiş, davalar birlikte görülmekte iken 10.02.2009 tarihli son oturumda yüklenici tarafından açılan davanın tefrik edilerek başka bir esasa kaydının yapılmasına karar verilmiştir. Kural olarak bağlantılı davaların birlikte görülüp sonuçlandırılması gerekir. Yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesi, seri ve düzenli olması ve isabetli bir sonuca varılabilmesi ancak bu şekilde mümkündür. Tefrik kararı da aynı amaçların sağlanması için verilir.
Taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmalar ile toplanan deliller dikkate alındığında yüklenici tarafından açılan davanın tefrikine karar verilmesi “yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlama” amacına uygun düşmediğinden ve koşulları oluşmadığından kararın bu yönden davacı … karşı davalı idare yararına bozulması uygun bulunmuştur.
3-Davalı idare elemanları …, … ve …’ın temyiz itirazlarına gelince; bu davalılar yargılamada vekille temsil olunmuşlardır. Haklarındaki dava reddedildiğine göre reddedilen miktar üzerinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanacak vekâlet ücretinin iş sahibi idareden alınarak yüklenici şirketle birlikte bu davalılara da verilmesi gerekirken, bu davalılar vekille temsil olunmamış gibi hesaplanan vekâlet ücretinin tamamının davacı … karşı davalı iş sahibi idareden alınarak, davalı … karşı davacı yüklenici şirkete verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacı … karşı davalı iş sahibi Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davacı Genel Müdürlük, 3. bent uyarınca da davalılar …, … ve … yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı ile davalılar …, … ve …’a geri verilmesine, 01.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.