Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/6376 E. 2009/7174 K. 25.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6376
KARAR NO : 2009/7174
KARAR TARİHİ : 25.12.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İİK’nın 67. maddesine dayalı olarak açılmış olup, icra takibine takip borçlusu davalının vaki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile icra takip konusu asıl alacak tutarı olan 2.655,00 TL üzerinden takip borçlusu davalının vaki itirazının iptâline ve davacı yararına kabul edilen miktarın %40’ı olan 1.062,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2007/15756 takip sayılı dosyası kapsamından; takip alacaklısı davacı tarafından takip borçlusu davalı hakkında adi takip yoluyla başlatılan icra takibinde, 2.655,00 YTL (TL) asıl alacak ile 91,96 YTL (TL) işlemiş faizin tahsilinin istendiği ve icra takibine 22.10.2007 tarihli fatura ile 01.08.2007 tarihli sözleşmenin dayanak alındığı, davalının süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptâli davasının da, bir yıllık süresi içinde açılmış olduğu tespit olunmuştur.
Yanlar arasında adî yazılı şekilde yapılan 01.08.2007 tarih ve “İzmit İli İşletmeler Kılavuzu Reklam Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin kapsamının doğruluğu tarafların da kabulündedir. Yüklenici davalının yapması gereken iş, sözleşmenin (1.) maddesi hükmünde açıklanmıştır. Bu sözleşme hükmünde, yüklenicinin sözleşme konusu reklamları İzmit Kent Rehberinde madde hükmünde gösterilen internet sitelerinde yayınlamayı ve ayrıca İzmit rehberinin multimedya CD’sinde yayınlamayı yüklenmiştir. Davacı, sözleşme konusu yüklendiği edimini ifa ettiğini ve sözleşme bedelinin istenebilir olduğunu ileri sürmekte;
davalı taraf ise, davacının sözleşme ile yükümlendiği edimlerin hiç birini ifa etmediğini savunmaktadır. Mahkemece, sözleşme konusu işin uzmanı olmayan mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırılarak alınan 03.07.2008 tarihli bilirkişi raporu hükme dayanak alınmıştır. Oysa, bilirkişi dahi raporunda sözleşme konusu edimin gereği gibi ifa edilip edilmediğinin takdirini mahkemeye bırakmıştır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 275. maddesi hükmü gereğince mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bu yasal nedenle, inceleme yaptırılacak bilirkişi ya da bilirkişi kurulunun, özel ve teknik konuda uzman olmaları gerekmektedir. O halde, yanlarca sunulan tüm deliller ve itirazların da değerlendirilmesiyle uzman bilirkişi aracılığıyla mahkemece inceleme yaptırılmalı ve davacı yüklenicinin sözleşme konusu ediminin tamamen ya da kısmen ifa olunup olunmadığının belirlenmesi gerekir. Çünkü; yüklenicinin, iş bedelinin hakedildiğini ve istenebilir olduğunu yasal delillerle kanıtlaması zorunludur. Sözleşme hükümlerine göre de iş bedeli, yanlarca götürü olarak kararlaştırılmıştır. Eksik soruşturma ile karar verilemez.
Diğer yandan, dava kısmen reddedildiği halde, davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesine göre vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması doğru olmamıştır. Çünkü, 29.05.1957 tarih ve 4/16 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece, talep olsun ya da olmasın kendiliğinden hükmedilmesi gerekir. Kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden geri verilmesine, 25.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.