YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6442
KARAR NO : 2009/7266
KARAR TARİHİ : 29.12.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinin ifa edilmemesi sebebiyle avans olarak davalı yükleniciye verilip tahsil edilen çek bedellerinin iadesi için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında ses düzeneği sisteminin kurulması konusunda akdî ilişkinin kurulduğu, avans olarak davalıya dört adet 32.000,00 TL’lik avans çeki verildiği, çek bedelinin davalı yüklenici tarafından tahsil edildiği, yüklenicinin edimini yerine getirmediği, ödenen bedelin iadesi için icra takibi yapmak suretiyle davacının sözleşmeyi feshettiği ve ödeme emrinin tebliğinden önce, takip tarihinden sonra takibe konu asıl alacağın ödendiği ve davalının sadece işlemiş faize itiraz ettiği konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme feshedildiği ve davalı yüklenici iş bedeline hak kazanmadığından davacı iş sahibinin ödediği bedelin iadesini istemekte haklıdır. Ancak sözleşmeden kaynaklanan iş bedeli ya da fazla ödenen bedelin istirdadı istemlerinde talep edilen alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş ya da alacaklının yöntemine uygun ihtarıyla borçlunun temerrüde düşürülmüş olması zorunludur (BK.101. madde). Somut olayda kesin vade bulunmadığı gibi davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğü de kanıtlanmamıştır. Takipten ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek faiz ile itiraz edilmeyerek ödenen asıl alacak üzerinden icra masrafları, icra vekâlet ücreti ve fer’ilerinin de davacının talebi üzerine icra müdürlüğünce hesaplanıp muhtıra ile davalıdan isteneceği ve ödenmemesi halinde bu alacaklarla ilgili cebri icraya devam olunacağından bu kısımla ilgili de dava açmakta hukuki yarar bulunmamaktadır.
Bu açıklamalar karşısında davacı işlemiş faiz istemekte haklı olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirmeyen hukuki konuda alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek kabul kararı verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.