Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/6674 E. 2010/1099 K. 25.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6674
KARAR NO : 2010/1099
KARAR TARİHİ : 25.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava, inşaat yapımı karşılığı verilen çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine, birleşen dava geç teslim sonucu uğranılan zararın tahsiline, karşı dava ise, zarar istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın takas ve mahsup suretiyle kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve karşı davalının tüm, davalı ve karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Mahkemece inşaatın geç teslimi nedeniyle iş sahibi davacının uğradığı zarardan, asıl davanın konusu iş bedeli karşılığı verilen çek tutarının mahsubuyla kalan miktara hükmedilmiştir. Gerçekten işin 28.11.1996 tarihinde teslimi gerekirken 27.01.1997 tarihinde tamamlanabildiği, gecikmeyle teslim yapıldığı sabittir. Ancak davalı yüklenici, gecikmeye iş sahibinin sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüğünde olan yol ve saha dolgusunun yapılmaması sonucu işin montajının geciktiğini belirterek kusursuz olduğunu savunmuştur. Taraflar arasında imzalanan 20.09.1996 tarihli sözleşmenin 9. maddesinde, teklife dahil olmayan işler arasında, montaj yapılabilmesi için gerekli yol saha dolgusu ve sıkıştırılması işi de yer almıştır. Buna göre davacı iş sahibinin kendi edimlerinde bulunan işleri süresinde yaptığını ve sahayı montaja hazır halde yükleniciye teslim ettiğini kanıtlaması zorunludur. Davacı bu şekilde yer teslimini kanıtlayamadığına ve 13.01.1997 tarihinde yapılan tespitte
yol çalışmalarının inşaat yapımına uygun hale getirilmediği saptandığına göre gecikmede yüklenicinin kusurundan sözedilemez. BK’nın 81. maddesi uyarınca karşılıklı edimleri içeren sözleşmelerde kendi edimini yerine getirmeyen taraf diğer taraftan edimini yerine getirmesini isteyemez. O halde gecikmede yüklenicinin bir kusuru bulunmadığına göre iş sahibinin gecikme nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararlarına ilişkin davasıyla, iş bedeli karşılığı verilen çekten borçlu bulunulmadığının tespitine ilişkin davasının tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul edilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davacı ve karşı davalı … A.Ş.’nin tüm, davalı ve karşı davacı …. Şti.’nin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı ve karşı davacı …. Şti. yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 42,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-k.davalı … Tekstil San. ve Tic. A.Ş.’den alınmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacı …. Şti.’ye geri verilmesine, 25.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.