Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/7052 E. 2010/469 K. 02.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7052
KARAR NO : 2010/469
KARAR TARİHİ : 02.02.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İcra ve İflas Kanununun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; icra takibine borçlu davalının vaki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davalının İskenderun 2. İcra Müdürlüğü’nün 2005/3324 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptâline, takibin devamına karar verilmiş, verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İskenderun 2. İcra Müdürlüğü’nün 2005/3324 takip sayılı dosyası kapsamından; takip alacaklısı davacı şirket tarafından takip borçlusu davalı şirket hakkında adi takip yoluyla başlatılan icra takibinde; 14.180,63 TL asıl alcak ve 4.000,00 TL işlemiş temerrüd faizi olmak üzere 18.180,63 TL alacağın istendiği ve icra takibine sekiz adet faturanın dayanak alındığı anlaşıldığı gibi; itirazın iptâli davasının da bir yıllık süresi içerisinde açıldığı tespit olunmuştur.
Yanlar arasında yazılı sözleşme yapılmamıştır. Ancak, tarafların açıklamaları, bilirkişi raporu, icra takibi ve davaya dayanak alınan faturalar incelendiğinde; davalıya ait araçların bakım ve onarım işinin davacı tarafından yapılmasına yönelik yanlar arasında sözlü sözleşme yapıldığı sonucuna varıldığı gibi; bu husus tarafların da kabulündedir. Bilirkişi raporunda açıklandığı üzere; icra takibi ve davaya dayanak alınan faturalar, davalının ticari defterlerinde kayıtlıdır. Davalı da icra takibine vaki itirazına ilişkin sunduğu 14.10.2005 tarihli dilekçesinde, icra takibine dayanak alınan fatura bedellerinin ödendiğini bildirmiştir.
Ancak, işin davacı tarafından yapılmış olduğu ve iş bedelinin tutarını gösterir fatura kapsamlarının da doğruluğu, davalı yanca ikrar edilmiş olduğu halde, iş bedelini ödediğini davalı şirket yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Bu sebeplerle, takip konusu asıl alacak tutarına yönelik davalı şirketin itirazının iptâline karar verilmesi isabetli olmuştur.
İtirazın iptâli davası, takip konusu alacağın tamamına yönelik davalı şirketin itirazının iptâli istemiyle açılmıştır. Borçlar Kanununun 101. maddesi hükmü gereğince, dava ve takip konusu yapılan ve mahkemece kabul edilen alacağa temerrüd faizi uygulanabilmesi için alacağın istenebilir olması yeterli olmayıp; alacaklı davacı tarafından davalının borçlu temerrüdüne düşürülmüş olması gerekmektedir. Somut olayda dava dosyasına sunulan tüm deliller ve bu kapsamda bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; davalı şirketin icra takibinden önce borçlu temerrüdüne düşürülmediği, hakkında davacı tarafından başlatılan icra takibi sebebiyle 05.10.2005 tarihi itibariyle borçlu temerrüdüne düşürülmüş olduğu anlaşılmaktadır. O halde, takip ve dava konusu 4.000,00 TL tutarındaki işlemiş temerrüd faizine yönelik itirazında davalı haklıdır. Buna göre, takip ve dava konusu işlemiş temerrüd faizine yönelik davanın reddi gerekir. Mahkemece, takip ve dava konusu asıl alacak üzerinden davalının vaki itirazının iptâline, davası kabul edilen asıl alacağın %40’ı oranında davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve icra takip tarihinden itibaren değişen oranlar da gözetilerek, davası kabul edilen asıl alacağa %30 oranını aşmamak üzere avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmelidir.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bendde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 02.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.