Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/867 E. 2009/4111 K. 03.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/867
KARAR NO : 2009/4111
KARAR TARİHİ : 03.07.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ise de davetiye masrafı bulunmadığından duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Davalar, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takiplerine takip borçlusu davalının vâki itirazlarının iptâli istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, Aydın 2. İcra Müdürlüğü’nün 2000/176 takip sayılı dosyası üzerinden, davacı tarafından, davalı hakkında başlatılan icra takibine, takip borçlusunun vâki itirazının iptâli istemiyle açılan 2001/1193 E. sayılı itirazın iptâli davası ile ilgili mahkemece verilen 24.12.2004 tarihli kararın Yargıtay’ca onanması sebebiyle bu dava hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına; birleştirilen 2000/460 E. sayılı davanın kısmen kabulü ile Aydın 1. İcra Müdürlüğü’nün 2000/1532 takip sayılı dosyası üzerinden davacı tarafından başlatılan icra takibine davalının itirazının iptâline ve 67.190,34 YTL asıl alacağın takip tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsili için takibin devamına karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin Aydın 1. İcra Müdürlüğü’nün 2000/1532 takip sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde, %70 oranında temerrüt faizi istendiği halde mahkemece, davası kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmasının doğru olmadığına yönelik temyiz itirazı incelendiğinde; davacı vekilinin bu itirazının haklı olduğu sonucuna varılmaktadır. Çünkü, yanlar arasındaki uyuşmazlık, inşaat yapım başka bir deyişle

LO ./..
s.2

15.H.D.
2009/867
2009/4111

“eser” sözleşmesinden kaynaklanmıştır. TTK’nın 12/III. maddesi gereğince, eser sözleşmeleri “ticari iş” sayılmaktadır. 3095 Sayılı Kanun’un 2/II. maddesi gereğince, ticari işlerden kaynaklanan alacaklar için avans faizi istenebilir. Sözü edilen icra dosyası kapsamı incelendiğinde de; takip alacaklısı davacının %70 oranında temerrüt faizi istediği ve bu faiz oranının avans faizi oranını tanımladığı anlaşılmaktadır. Bu hukuksal sebeple, mahkemece davası kabul edilen alacağa icra takip tarihinden geçerli olmak, değişen oranlar gözetilmek ve %70 oranını aşmamak üzere avans faizi uygulanması gerekirken yazılı şekilde yasal faiz uygulanması doğru olmamış ve davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilince, 15.11.1999 tarih ve 21 nolu hakediş tutanağı dayanak alınarak Aydın 2. İcra Müdürlüğü’nün 2000/176 takip sayılı dosyası üzerinden adî takip yoluyla takip borçlusu davalı kooperatif hakkında başlatılan icra takibinde; 31.192.939.701 TL (31.192,93 TL) asıl alacağın, takip tarihinden itibaren %84 oranındaki temerrüt faiziyle birlikte tahsilinin istendiği ve takip borçlusu tarafından yapılan süresindeki itiraz sonucu takibin durduğu takip dosyası kapsamından anlaşıldığı gibi; 2001/1193 Esas sayılı itirazın iptâli davasının da süresi içerisinde açılmış olduğu tespit olunmuştur.
Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan 2001/1193 Esas sayılı davada; mahkemece 24.12.2004 günlü kararı ile Aydın 2. İcra Müdürlüğü’nün 2000/176 sayılı takip dosyasına, davalının yaptığı itirazın iptâline ve takibin devamına ve ayrıca birleşen 2000/460 sayılı davanın da kısmen kabulü ile Aydın 1. İcra Müdürlüğü’nün 2000/1532 takip sayılı dosyasında da davalının 67.190.346.511 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptâline, fazlaya ilişkin istemin reddine hüküm verilmiş ve mahkemece verilen karar, davalı kooperatif vekilince temyiz edilmiş ve Dairemizin 17.05.2006 gün, 2006/713 E. ve 2006/2906 K. sayılı ilâmıyla karar davalı kooperatif yararına bozulmuştur. Ancak, sözü edilen bu bozma ilâmının (1.) bendinde (21) nolu hakediş alacağının takip konusu yapıldığı, Aydın 2. İcra Müdürlüğü’nün 2000/176 sayılı icra takibine yapılan davalı itirazının iptâli istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği açıklanmıştır. Dairemizce bozma ilâmına karşı taraf vekillerince karar düzeltilmesi isteminde bulunulduğundan Dairemizin 16.03.2007 gün ve 2006/7125 E., 2007/1692 K. sayılı ilâmı ile karar düzeltme istemi kısmen kabul edilerek, Dairemizin 2006/713 E. 2006/2906 K. sayılı ilâmının (1. bendi) hükmünün gerekçesi değiştirilerek, 16.03.2007 günlü ilâmın (2.) bendinde gösterilen gerekçe ile yerel mahkeme kararı bozulmuş ve bozma gerekçesinde gösterilen sebeplerle (21) nolu hakedişten dolayı az yukarıda belirtilen 2000/176 takip sayılı dosyası üzerinden davacı şirket tarafından başlatılan icra takibine takip borçlusu davalı Kooperatifin itirazlarının haklı olması sebebiyle, davacının itirazın iptâli davasının reddi gerektiği açıklanmıştır.
Mahkemece, az yukarıda sayıları açıklanan ve Dairemizce verilen bozma kararlarına uyulmuştur. Bozmaya uyulmakla, taraflar yararına oluşan kazanılmış hakkın korunabilmesi için bozmada açıklanan hususların noksansız olarak mahkemece yerine getirilmesi zorunludur. Usulü kazanılmış hak, mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma

LO ./..
s.3

15.H.D.
2009/867
2009/4111

kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. Somut olayda da; Aydın 2. İcra Müdürlüğü’nün 2000/176 takip sayılı dosyası üzerinden davacı tarafça, davalı hakkında yapılan icra takibine, davalının vâki itirazın iptâli istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, Dairemizin bozma kararlarında açıklanmış olduğu ve bozma ilâmlarına mahkemece uyulmuş olduğu halde; davalı Kooperatifin gerçekleşen kazanılmış hakkı gözetilmeden, mahkemece verilen 24.12.2004 günlü kararın kesinleştiğinden bahisle ve yine yazılı şekilde 24.12.2004 tarihli kararın Yargıtay’ca onandığından bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi doğru olmamış ve davalı vekilinin buna yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bendde açıklanan sebeplerle kararın davacı yararına, (3.) bendde açıklanan sebeplerle de kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 03.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.