YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/87
KARAR NO : 2009/6818
KARAR TARİHİ : 14.12.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı eser sahibi, 01.03.2006 tarihli sözleşme ile “yeni bir yapı kimyasalları tesisi kurulması ve tesisin işler halinde teslimi” konusunda davalı yüklenici ile anlaştıklarını, 30.05.2006’da teslimi gereken tesisin tam kurulum aşamasına getirilemediğini, bazı makine parçalarının ayıplı çıktığını, tesisin işletilemediğini, bu nedenle sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek davalıya ödenen 59.500,00 YTL’nin yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; müvekkiline bu iş için 15.05.2006’da 36.000,00 YTL ödendiğini, diğer ödemelerin ayrı ticari işlerin konusu olduğunu, bedelin tamamının ödenmediğini, eserin davacıya teslim olunduğunu, ayıplı olmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, ödemenin yapılan imalâttan fazla olduğu, fesihte davacının kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, BK’nın 355 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Yasal düzenleme gereğince yüklenici, üstlendiği işi, sözleşmesine, eserin kullanma amacına uygun biçimde yapıp eser sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Davada eserin amacına uygun bulunmadığı, kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olduğu, tesisin çalıştırılamadığı iddiasıyla dava açılmıştır. BK’nın 359-360 vd. maddeleri uyarınca yapılan şey iş sahibinin kullanamayacağı ve nısfet kaidesine göre kabule icbar edilemeyeceği derecede kusurlu veya mukavele şartlarına muhalif olursa eser sahibi o şeyi kabulden imtina edebilir. Eserdeki kusur BK’nın 360/I. maddesinde açıklanan derecede ehemmiyeti haiz değilse eser sahibi işin kıymetinin noksanı nisbetinde fiyatı tenzil veya tamire mecbur edebilir. Davacı tarafından dava açılmasından önce bir tespit yaptırılmış ve rapor alınmış, mahkemece de yeniden alınan bilirkişi raporuna dayanılarak işin gerçekleştirilen fiziki oranına ve yapılan ödemeye göre sonuca varılmıştır. Oysa eserin kabul edilemeyecek derecede ayıplı bulunduğu ileri sürüldüğü ve raporlarda bu konuda bir açıklamaya yer verilmediğinden mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan alınacak raporla eserin reddi gerekip gerekmediği belirlenmelidir. Eserin reddi gerektiği yolunda rapor verildiği takdirde, davalının ödemelerin başka işlere ilişkin olduğu ve sözleşme dışı imalât yapıldığı iddiaları da değerlendirilerek, bu iş için yapılan ödemenin davalıdan tahsiline karar verilmelidir. Alınacak raporda eserin reddi gerekmediği sonucuna varıldığı takdirde ise yapılan eserin bedeli belirlenip, ödeme miktarı davacıya başka iş için ödeme iddiası ise davalı yükleniciye ispat ettirilerek fazla ödeme varsa davalıdan tahsiline, yoksa davanın reddine karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucunda davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.