YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/887
KARAR NO : 2010/1036
KARAR TARİHİ : 23.02.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … Kepenek ile davalı … vekili Avukat … ile davalı … vekili Avukat … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, ceza koşulu alacağı ile kâr kaybından kaynaklanan maddi tazminatın tahsili istemlerine ilişkin olup; davacının ıslah talebi de dikkate alınmak suretiyle, davanın kabulüne ve 84.478,54 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline dair mahkemece verilen karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, A…Mahallesinde bulunan ve 41932 ada, (7) parsel sayılı tapulu taşınmazın maliki … ile Altındağ 4. Noterliği’nce doğrudan düzenlenen 12.03.2004 tarih ve 05188 yevmiye numaralı; aynı ada (8) parsel sayılı tapulu taşınmazın maliki davalı … ile de aynı Noterlikçe doğrudan düzenlenen 11.05.2004 tarih ve 10154 yevmiye numaralı Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri yapıldığını; davacı şirketin yüklenici, davalıların ise arsa sahipleri olduklarını; ancak, davalıların kusurlu olarak sözleşmeden döndüklerini ileri sürerek, 11.05.2004 tarihli sözleşmenin 6. maddesi gereğince, 58.740,00 TL ceza şartı alacağının ve 1.260,00 TL kâr kaybından kaynaklanan maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı taraf ise, yüklenici davacının sözleşmelere aykırı davranarak öncelikli edimlerini ifa etmediğini ve bu kapsamda süresinde inşaat ruhsatı almadığını ve sözleşmenin feshinde davacı şirketin tamamen kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
Az yukarıda belirtilen (7) parsel sayılı tapulu taşınmazın maliki … ile davacı şirket arasında 12.03.2004 tarihli Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapılmış ise de; (8) parsel sayılı tapulu taşınmaz ile (7) parsel sayılı tapulu taşınmazın tevhidi ile oluşacak parsele inşaat yapımına ilişkin 11.05.2004 tarihli Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesini her iki arsa sahibi davalılar ile davacı yüklenici imzalamışlardır. Bu sözleşmenin 6. maddesi hükmü “Taraflardan herhangi biri sözleşmeden kısmen ya da tamamen caydıkları veya sözleşmeyi ihlâl ettikleri takdirde kusurlu taraf, diğer tarafa işbu sözleşmede yazılı arsanın emlak beyan değeri kadar para ile müteahhit tarafın o ana kadar yapmış olduğu belgeli masrafların üç katı kadar parayı toplam olarak, kanuni faizleriyle birlikte cezai şart bedeli olarak ödeyeceklerdir.” içeriklidir. Yanlar arasındaki sözleşmenin bu hükmü, Borçlar Kanunu’nun 158/son maddesi hükmü gereğince “dönme cezası” niteliğindeki ceza koşulunu düzenlemektedir.
Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan 14.02.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davacının fiilen yapmış olduğu masrafın 17.992,54 TL olduğu, sözleşmenin 6. maddesi gereğince belirtilen masraf tutarının iki katı alınarak ceza şartı alacağının 36.984,71 TL bulunduğu ve cezai şartı aşan kâr kaybının ise 29.521,29 TL olduğu açıklanmış ve davacı vekilince, bu bilirkişi kurulu raporu esas alınarak 29.04.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile 24.478,54 TL ilave tazminatın da tahsili talep edilmiştir. Mahkemece de 14.02.2008 günlü bilirkişi kurulu raporu hükme dayanak alınmıştır.
11.05.2004 tarihli Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin 6. maddesinde; yanlarca kararlaştırılan ceza koşulu, yukarıda açıklandığı üzere, Borçlar Kanunu’nun 158/son maddesi hükmü gereğince, dönme cezası niteliğindedir. Dönme cezası ile, sözleşmeden dönülmesinde kusuru olmayan tarafın, meydana gelen tüm zararlarının karşılanması amaçlanmıştır. Dönme cezası, olumlu zararlardan olan kâr mahrumiyetini de içine alır. Cezanın istenebilmesi için karşı tarafın, ifadan vazgeçtiğinin ve sözleşmenin fesih olunduğunun davacı tarafından yasal delillerle kanıtlaması zorunludur. Dosya kapsamındaki tüm deliller, bilirkişi raporları ve tarafların bildirimleri değerlendirildiğinde; davalıların Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden haksız olarak döndükleri ve davacının kusurunun bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. O halde, davacı yüklenici, sözleşmenin 6. maddesi hükmüne uygun şekilde hakettiği dönme cezası tutarını davalılardan isteyebilir. Nevar ki, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından yapılan 17.992,54 TL masrafın iki katı hesaplanmış ve sözleşme konusu arsa bedelinin 1.000,00 TL olduğu kabul edilerek, masraf tutarına ilave edilmiş ve ceza koşulu alacağının 36.984,71 TL olduğu açıklanmıştır. Davacı vekilince, bu bilirkişi raporu kabul edildiğinden ceza koşulunun tutarına yönelik olarak davalılar yararına “kazanılmış hak” oluşmuştur. Açıklanan tüm bu hukuksal sebeplerle, 36.984,71 TL ceza koşulunun davalılardan tahsiline ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2.) bendde açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalılar yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında davalılar vekille temsil edildiğinden 750,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 23.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.