YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/96
KARAR NO : 2009/7184
KARAR TARİHİ : 28.12.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibince, bozulan akdî ilişki nedeniyle uğranılan kâr kaybı ile oluşan diğer zararların tazmini talep edilmiş, davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dosyada mevcut kanıtlardan, taraflar arasında düzenlenen 01.03.2002 tarihli sözleşme ile 600 adet yağ pompası imâl edilmesi, pompa iç malzemelerinin davacı yanca davalıya verilerek üretimin sağlanmasının kararlaştırıldığı, davacının davalıya 401 adet iç malzeme vermesi sonucu 401 adet pompa imâl ve teslim edilebildiği, ancak bunlardan 309 tanesi ayıplı çıktığından davalıya iade edildiği ve akdî ilişkinin bu şekilde sona erdiği anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında alınan her iki bilirkişi heyeti raporunda da, davacının davalıya hatalı kalıp vermesi, davalının ise imalâtı ayıplı yapması nedeniyle akdî ilişkinin bozulmasında yanların eşit oranda kusurlu oldukları sonucuna varılmıştır. Bu durumda mahkemece fesihle sona eren akdî ilişkiden doğan uyuşmazlığın tasfiye edilerek çözülmesi gerekmektedir. Hâl böyle olunca da fesihte ortak kusuru bulunan davacı lehine kâr kaybı bedeline hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Yine tasfiye ilişkisi gereği davacının, davalı mal varlığında kalan herhangi bir değeri varsa bunu da geri istemesi mümkün bulunmaktadır. Bu kapsamda olmak üzere davalıya 600 adet yağ pompası imali için iç malzeme teslim edilmesine rağmen sadece 401 adet imal edildiği, kalan kısım pompa imali için teslim edilen iç malzemenin akdin bozulması sonrasında iade edilmediği iddia edilerek bedeli 1.700,00 TL’nin tahsili istenmiş ve mahkemece bu istem kabul edilmişse de hükme esas alınan raporda, davacının davalı yana 401 adet iç malzeme teslim ettiği ve buna paralel olarak ta 401 adet pompa imal edildiği açıkça tesbit ve ifade edilmiş olmakla, davalıya 600 adet iç malzeme teslim edildiği kanıtlanmış gibi iade edilmediğinden bahisle 600-401= 199 adet iç malzeme bedelinin ödetilmesi talebinin reddi yerine kabulü de yerinde görülmemiştir.
Bundan başka, akdî ilişkinin bozulmasında kendi kusuru da olduğu gibi somut uyuşmazlıkla ilgili olarak TMK’nın 24, 25 ve BK’nın 49. maddelerinin öngördüğü manevi tazminat ödenmesini gerektirir şekilde kişilik haklarının saldırıya uğradığına dair herhangi bir iddia ve kanıt ileri sürmediği halde davacının manevi tazminat isteğinin kabulü de usül ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.