Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/987 E. 2009/6176 K. 16.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/987
KARAR NO : 2009/6176
KARAR TARİHİ : 16.11.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm davacı ile davalı vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat ……… Müdahil vekili gelmedi. Davacının temyiz dilekçesinin süresi dışında, davalının temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Davacı yüklenici, 28.08.1990 tarihli sözleşme uyarınca kamuya ait arazilerden hiçbir ücret ödemeden kum ve çakıl temin edecek iken davalının hatalı yer göstermesi sebebiyle dava dışı köyün ocaklarından alınması sebebiyle köye tazminat ödediklerini ileri sürerek asıl davada 31.500,00 TL’nin, birleşen davada ise 560.419,73 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, mahkemece verilen ilk kararın Dairemizce bozulmasından sonra bozmaya uyan mahkemece alınan bilirkişi raporu uyarınca asıl davanın kabulüne, birleşen davada ise 281.749,12 TL’nin tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı şirketin temyiz dilekçesi ilgili defterine kaydedilmemiş, harcı da yatırılmamış olup, bu arada temyiz süresi geçmiş olduğundan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalının temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilâmı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; hükmüne uyulan 14.07.2005 tarihli bozma ilâmında mahkemece yapılacak iş gösterilmiş olup, meydana gelen zararın davacı ile dava dışı köy arasında imzalanan protokol hükümlerine göre hesaplanacağından sözedilmemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda her ne kadar arazinin koordinatları tespit edilmiş ve malzemenin dava dışı köye ait 222 ve 338 nolu parsellerden alındığı saptanmış ise de, zarar davacının dava dışı köyle yaptığı protokol uyarınca köy için yapılan imalâtların bedeli olarak kabul ve hesaplanmıştır. Bu hesaplama şekli açıkça bozma ilâmına aykırı bulunduğundan mahkemece bozma ilâmı doğrultusunda inceleme yaptırılıp ek rapor alınmalıdır. Bilindiği gibi zarar, zarar görenin mal varlığının hukuka aykırı eylemden önceki ve sonraki durumu arasındaki farkı ifade eder. Nevar ki zarar şeyin gerçek değerinden fazla olamayacağı gibi tazminat da zarardan fazla olamaz. Dava konusu olayda köye ait araziden malzeme alınmak suretiyle zarar meydana gelmiştir. Öncelikle arazinin niteliği saptanmalıdır. Eğer ruhsatlı ocak ise alınan kum bedeli, değil ise arazinin eski hale getirilmesi için gereken bedel belirlenip, arazinin malzeme alınan bölümünün gerçek değerini geçmemek üzere istem değerlendirilmelidir. Ayrıca arazi bedeline hükmedilmesi halinde tapu kaydı malikleri üzerinde kalacağından bu nedenle de uygun bir indirim yapılması gerektiği de gözönünde tutulmalıdır (HGK’nın 14.03.2007 gün 2007/4-105 E. 2007/131 K.). Öte yandan zararın hesabı davacının zararı tespiti için başvurduğu tarih dikkate alınarak yapılmalıdır. Bu hususlar dikkate alınmadan mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin reddine, 2. bendde açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 3. bent uyarınca kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden 625,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 16.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.