Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/1472 E. 2011/2387 K. 19.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1472
KARAR NO : 2011/2387
KARAR TARİHİ : 19.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, inşaat yapım ortaklığından kaynaklanan tapu iptâli ve tescil, olmadığı takdirde imalât bedelinin tahsili istemiyle açılmıştır. Davalı, sözleşmenin varlığını kabul etmiş, ancak inşaatta eksiklikler bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece arsanın 1/2 payının, kat irtifakı kurulduğunda 25.000,00 TL arsa bedelinin ödenmesi karşılığında davacı adına tesciline karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, 15.05.2000 tarihinde haricen düzenlenen inşaat yapımı ve paylaşımı sözleşmesinin varlığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık arsanın paylaşımı konusundadır. Her ne kadar sözleşme arsa payı devrini içerdiği halde haricen düzenlenmekle geçersiz ise de, inşaatın tamamlandığı ve iskân aşamasına getirildiği, halen de kullanılmakta olduğu mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi raporuyla sabit olduğundan bu aşamada geçersizliğin ileri sürülmesinin iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağından sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilerek uyuşmazlığın esasının incelenmesi uygun görülmüştür. Davacı, arsa bedelinden payına isabet edenin ödenmesi kaydıyla tapu verilmesini istemiş ise de 30.05.2007 tarihli celsede tutanağa geçen davalının imzalı beyanıyla, arsa bedelinin inşaat yapım harcamalarından mahsup edildiği kabul edilmiş, yine davalı vekilinin 16.10.2009 tarihli celsedeki imzalı beyanı ile de arsanın 1/2 payının kat mülkiyeti tesisine karar verilmesini istenildiğinden, arsa bedeli konusunda davalının talebinin bulunmadığı, tapu payı verilmesini kabul ettiği anlaşılmaktadır. O halde ayrıca arsa bedelinin ödenmesi kaydıyla tescil kararı verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan mahkemece ileride kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulduğunda 1/2 arsa payının davacı adına tesciline karar verilmiştir. Bu karar, uyuşmazlığı sona erdirici nitelikte ve infaz kabiliyeti bulunmadığından HUMK’nın 388 ve 389. maddesine aykırıdır. Mahkemece yapılması gereken iş, davalı adına kayıtlı … ili Merkez … Köyü … parsel cilt:21 sayfa:2021’deki 405 m2 arsanın 1/2 payının tapusunun iptâli ile davacı adına tesciline karar vermekten ibarettir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 19.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.