YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1548
KARAR NO : 2010/3809
KARAR TARİHİ : 01.07.2010
Davacı … ile davalı … arasındaki davadan dolayı Çorlu 1. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 13.05.2008 gün ve 2001/1398-2008/192 sayılı hükmü onayan Dairemizin 29.12.2009 gün ve 2008/7133-2009/7283 sayılı ilamı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca eksik imalât bedelinin tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmış, davalının yokluğunda yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiş, kararın onanması üzerine bu defa davalının karar düzeltme istemiyle dosya yeniden incelenmiştir. Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez (HUMK. 73. madde). Davalının, dava dilekçesinde gösterilen adresine çıkartılan tebligatın iade edilmesi üzerine tapuda mevcut adrese tebligat çıkartılmış, tebliğ gerçekleşmeyince adres araştırmasıyla yeni adresi bulunamadığından ilânen tebligat yapılarak böylece taraf teşkili sağlanmış, davalının yokluğunda uyuşmazlığın esası incelenerek dava sonuçlandırılmıştır. Oysa davalının, gerek tapu sicil müdürlüğünde mevcut adresine, gerekse noterde re’sen düzenleme şeklinde imzalanan 17.07.1996 gün ve 10568 yevmiye nolu sözleşmede yazılı adreslerine çıkartılan tebligatın iade olunması nedeniyle Tebligat Yasası’nın 35. maddesiyle, Tebligat Tüzüğünün 55. maddesi uyarınca yeniden tebligat çıkartılarak böylece yasa hükmüne uygun biçimde taraf teşkili sağlandıktan sonra uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken adresi meçhul olanlara ilişkin ilânen tebligatla taraf teşkilinin sağlanması ve böylece davalının savunma hakkının kısıtlanması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; davalının faize yönelik karar düzeltme istemi yerinde değil ise de, sözleşmenin tarafı dava dışı arsa sahipleri de bulunduğu halde, inşaattaki tüm eksik işlerin bedelini davacının isteyemeyeceği, sadece kendi arsa payına isabet edeni dava edebileceği gözetilmeden, ayrıca bilirkişinin dava tarihine göre saptadığı daire değerini eksik iş bedeli kabul ederek hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
Mahkeme kararının açıklanan tüm bu nedenlerle bozulması gerekirken temerrüt tarihi düzeltilerek onanmasının yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının karar düzeltme istemi kabul edilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 29.12.2009 gün ve 2008/7133 Esas, 2009/7283 Karar sayılı düzeltilerek onama ilâmının kaldırılmasına, mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme ve temyiz peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davalıya geri verilmesine, 01.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.