YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1561
KARAR NO : 2011/3419
KARAR TARİHİ : 09.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat …ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 27.05.2002 tarihli Başbakanlık Proje Uygulama Birimi tarafından davalıya ihalesi yapılan Kocaeli Küçük işyerlerinin yeniden yapılanması paketinin Döngel-A ve Döngel-B işyeri ile alt yapı inşaatları işinin bakiye imalât bedelinin ödenmesi istemiyle açılmıştır. Davalı, imalâtın 31.12.2002 tarihinde sözleşmeye uygun bitirilmesi gerektiği halde davacı edimini yerine getirmediğinden iş sahibi idare tarafından hakedişlerden ceza kesildiğini, ayrıca eksik imalâtların kendileri tarafından tamamlandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın ıslah edilen miktara göre kısmen kabulüne karar verilmiş, munzam zarar istemi feragat nedeniyle reddedilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itarazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesinde işin 31.12.2002 tarihinde bitirilmesi, gecikme halinde asıl işverence kesilecek cezalar ile işverenin bu nedenle müşavire ödentilerinin tamamının davalıdan kesildiği miktarlarda davacıdan kesileceği, 18. maddesinde ise, işin programa uygun yapılmaması halinde davalının hiçbir ihtar yapılmaksızın tek taraflı olarak sözleşmeyi feshederek, kalan kısmı başkalarına yaptırma hakkı olduğu kararlaştırılmıştır. Yine sözleşmenin 2. maddesinde davalının işveren ile yapmış olduğu sözleşme hükümlerinin davacıyı da bağlayacağı kabul edilmiştir. İş sahibi idarenin müşavir firmasınca 10.01.2003 tarihinde düzenlenen tutanakla, eksiklikler saptanmış, bu hususta davalının uyarılması üzerine davalı tarafından davacıya gönderilen 14.01.2003 tarihli ihtarda, inşaatın eksik bırakıldığı bu nedenle sözleşmenin 18. maddesi uyarınca eksiklerin kendilerince giderileceği ve uğranılan zararın davacıdan talep edileceği belirtilmiştir. Buna karşın davacının verdiği cevabi ihtarında, sözleşmeye göre süresinde işin tamamlandığından bir an önce kesin hesabın çıkarılmasını istemiştir. İş sahibi idarenin müşavirince saptanan eksikler içinde davacının yükümlülüğünde olan imalâtın bulunduğu bilirkişi raporları ile sabittir. Her ne kadar mahkemece ve hükme dayanak bilirkişi raporlarında bunların davacı tarafından tamamlandığı kabul edilmiş ise de yukarıda belirtilen ihtarnamelere göre davacının 31.12.2002’den sonra işe devam etmediği ve iş sahibince düzenlenen tutanakla eksik işlerin saptandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle işin davalı tarafından tamamlandığı kabul edilmelidir. O halde bilirkişilerden ek rapor alınarak 10.01.2003 tarihli yazıda belirlenen davacı yükümlülüğündeki eksik imalât tutarının 2003 yılı piyasa fiyatlarıyla bedelini hesaplayıp sözleşme bedelinden malzeme bedeli ödemeleri gecikme cezası ve müşavir için ödenen cezanın mahsubu yapılmak suretiyle davacının kalan alacağının hüküm altına alınması gerekirken, ispat külfeti davalıya yükletilerek hükme varılması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Karar bu nedenle davalı yararına bozulmalıdır.
3-Davacı temyizine gelince;
Davada 270.000,00 TL hakediş bedelinin yasal faiziyle ödenmesi istenmiş, bu talep 07.03.2005 tarihinde harcı ödenmek suretiyle 319.274,57 TL olarak ıslah edilmiş, yine 14.10.2005 tarihli dilekçe ile de harç ödenmek suretiyle talep 370.405,57 TL’ye çıkartılmış, davacı 21.01.2009 tarihli dilekçesinde 31.12.2002 tarihinden itibaren yasal ticari faiz uygulanmasını istemiş, davacının bu dilekçesi 29.01.2009 tarihli celsede davalı vekiline okunduğu halde daha önceki ıslah dilekçelerinde yer almayan talebe karşı savunmanın genişletilmesi itirazında bulunulmamıştır. Bu durumda 07.03.2005 tarihinde harç ödenerek davadaki miktar arttırıldığına göre talep edilenin üzerindeki kısım için bu tarihten itibaren yasal faiz uygulanması yerine, sonraki bir tarihten faize hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur. Karar bu nedenle davacı yararına bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, kararın 2. bent uyarınca davalı, 3. bent uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, 825,00’er TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan alınarak karşılıklı olarak birbirlerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 09.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.