YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2375
KARAR NO : 2011/2243
KARAR TARİHİ : 12.04.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve davacının temyiz dilekçesinin süresi dışında, davalıların temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, fazla ödenen iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece ıslah da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili ile davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili 15.03.2010 tarihinde havale ettirdiği dilekçe ile kararın maddi hata nedeniyle düzeltilerek onanmasını istemiş ise de, dilekçesini temyiz defterine kaydettirmediği gibi, temyiz harcını da yatırmadığı bu şekilde temyiz süresinin geçirildiği anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalıların temyiz itirazlarına gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
b-Davacıya ait evin yapımı konusunda önce sözlü anlaşma yapıldığı, daha sonra dosyada bulunan 21.05.2004 tarihli yazılı sözleşmenin yapıldığı anlaşılmaktadır. Her iki sözleşme de davacının evinin yapımına ilişkin olduğundan, taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesine dayanmaktadır. Her ne kadar 21.05.2004 tarihli sözleşmede …’in imzası yoksa da, adının sözleşme metninde geçmiş olması ve sözleşmenin imzalanmasından daha sonra 2004 yılı Haziran ayında gönderilen paranın davalı … tarafından tahsil edilmesi dikkate alındığında, davalı …’in de yüklenici olarak sözleşmenin tarafı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Davacı iş sahibi vekili … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/22 Değişik iş sayılı dosyasıyla davanın açılmasından önce tespit yaptırmış, inşaat mühendisi bilirkişi tespit dosyasına verdiği raporunda yapılan işin değerini 200.677,00 TL olarak hesaplamıştır. Tespit dosyasına verilen bilirkişi raporuna karşı davacı tarafça herhangi bir itiraz ileri sürülmemiş, davacı vekili dava dilekçesinde davalılar tarafından yapılan inşaatın değerinin 200.000,00 TL olduğunu açıklayarak, fazla ödeme 50.000,00 TL’nin tahsilini istemiştir. Davacı tarafça davalılara 244.012,96 TL ödendiği uyuşmazlık konusu değildir.
Bu durumda, ödeme miktarından davacı vekili tarafından dava dilekçesinde yapılan iş miktarı olarak kabul edilen 200.000,00 TL düşülmek suretiyle aradaki fark olan 44.012,96 TL’nin fazla ödeme olarak davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olduğu gözden kaçırılarak ve dava dilekçesinde davacı iş sahibi vekilinin yapılan işin bedeli konusundaki beyanı dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar oluşturulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, davacı tarafından davalılara gönderilen ihtarname miktar içermediğinden davalıları temerrüde düşürücü nitelikte olmadığı dikkate alınarak, dava dilekçesinde dava konusu yapılan miktara 04.01.2005 tarihinden, ıslahla artırılan miktara da ıslah harcının yatırıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, tamamına 04.01.2005 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin reddine, 2-a bendi uyarınca davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2-b bendi uyarınca kararın davalılar yararına BOZULMASINA, kararın gerekçe bölümünde açıklanan miktar ile hüküm bölümünde karar altına alınan miktar farklı ise de, açıklanan bozma nedenine göre maddi hata niteliğindeki bu konuda herhangi bir işlem yapılmasına yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 12.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.