YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2503
KARAR NO : 2011/2388
KARAR TARİHİ : 19.04.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmış olup, davacı yüklenici, davalı arsa sahibince vekillikten azledilmesi üzerine sözleşmenin icrası için yaptığı bir takım masrafların tahsilini istemiş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında 01.03.2006 tarihinde “Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Mal Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” düzenlendiği çekişmesizdir. Anılan sözleşmenin 2. maddesi uyarınca inşaatın ruhsat tarihinden itibaren 24 ay içerisinde teslim edilmesi kararlaştırılmıştır. Davacı yüklenicinin sözleşme tarihinde yüklendiği işleri yerine getirmek için aldığı vekâletnameden arsa sahibince 04.09.2007 tarihinde noterden yapılan bildirim ile azledildiği ve davacı yüklenici tarafından bu azil üzerine 14.11.2007 tarihinde eldeki davanın açılarak sözleşmenin ifası gereği yapıldığı ileri sürülen bir takım masrafların tahsilinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Davalının davacıyı verdiği vekâletten azletmesi, davacının da sözleşme uyarınca yaptığı marsafları istemesi karşısında dava tarihi itibariyle tarafların fesih yönünde iradelerinin birleştiği açıktır. Fesih üzerine tarafların ve bu arada tabiî ki davacının BK’nın 108. maddesi uyarınca verdiği şeylerin istirdatını bu kapsamda olmak üzere yaptığı ve davalı için yararlı olduğu anlaşılan işlerin bedelini talep etmeye hakkı bulunmaktadır. Nitekim somut uyuşmazlıkta da davacının istemi davalı yararına yaptığını iddia ettiği işlerin bedeli ve yaptığı masrafların tahsilini talep etmeye yöneliktir. Dava dilekçesinde belirtilen bu masraflardan proje imâli ve zemin etüdü yapımı için ödenen bedeller dışındaki kalemler ile igili isteklerin yerinde olmadığı yargılama sırasında alınan 10.02.2009 günlü bilirkişi kurulu
raporu ile saptanmış olmakla beraber aynı raporda, proje masrafları ile zemin etüdü raporunun belediyesinden teknik yönden uygulanabilirliğinin onayı alınmak kaydıyla davacının alacağa hak kazanabileceği bildirilmiş, Belediyesinden gelen 15.04.2009 tarih ve 7882 sayılı yazıda da davacı yanca hazırlanan projenin yönetmeliklerine uygun ve zemin etüd raporunun da teknik olarak uygulanabilir nitelikte olduğu ifade edilmiştir.
Şu halde, davacı yanca taraflar arasındaki sözleşmenin ayakta olduğu dönemde ve sözleşmenin ifası için yapıldığı anlaşılan, ayrıca uygulanabilir olduğu ve mevzuata uygunluğu saptanan proje ve zemin etüdü raporu için sarfedildiği 10.02.2009 günlü bilirkişi raporunda ifade edilen 11.597,00 TL’nin davacı alacağı olarak hüküm altına alınması gerekirken fesih halinde dahi gerçekleştirilen imalâtların bedelinin talep edilebileceği nazara alınmaksızın davacının fesihte haksız olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, hatalı değerlendirme sonucu verilen hükmün bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenler davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 19.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.