YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2636
KARAR NO : 2010/4724
KARAR TARİHİ : 23.09.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı-k.davalı … İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı-k.davacı … İnş. Tur. Mad. Tic. San. A.Ş. vekillerince temyiz edilmiş, davacı-k.davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili Avukat Aytekin Bişkin ile davalı-k.davacı vekili Avukat …. Birleşen davanın davalısı … İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 01.08.2002 tarihli sözleşmeden kaynaklanmış olup, davacı taşeron şirket, yapılan imalât bedelinin tahsilini, davalı … karşı davanın davacısı yüklenici şirket ise davacı taşeron namına yapılan ödeme vs. giderlerin tahsilini istemiş, mahkemece verilen ilk kararın Dairemizce bozulması üzerine bozmaya uyan mahkemece asıl davanın hakemde görüleceğinden bahisle görev yönünden reddine, karşı davanın ise esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Sözleşmedeki tahkim şartına rağmen asıl dava mahkemede açılmış, davalı ise tahkim itirazına rağmen şartlı olarak karşı davasını harcını da yatırmak suretiyle aynı mahkemede ikame etmiştir. Böylece ihtilâfın genel mahkemelerde görüleceği hususunda tarafların iradelerinin birleştiği ve tahkim itirazından vazgeçildiği kabul edilmelidir. Esasen benzer ihtilâflarda da Dairemizce aynı yönde uygulama yapılmakta olup tahkim itirazının dahi şartlı yapılmaması zorunludur. İtirazla birlikte karşı davanın açılmış olması itirazdan vazgeçildiği anlamını taşır (Dairemizin 23.03.2010 gün 2010/1581 Esas ve 2010/1652 sayılı kararı).
Bu durumda mahkemece esasen önceden reddedilmiş bulunan tahkim itirazı gözetilmeden her iki davanın esası incelenerek sonuçlandırılması gerekirken asıl davada görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının ve karşı davacının esasa yönelik itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 750,00’şer TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı … karşı davalı … İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı-k.davacı … İnş. Tur. Mad. Tic. San. A.Ş.’ye verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı ile davalı-k.davacıya geri verilmesine, 23.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.