Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/2724 E. 2011/2560 K. 26.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2724
KARAR NO : 2011/2560
KARAR TARİHİ : 26.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davanın kısmen kabulüyle 400,00 TL’nin davalıdan tahsiline ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında 01.05.2007 tarihli ve “Ev Yapım Sözleşmesi” başlıklı adi yazılı sözleşme yapılmıştır. Davacı yüklenici; davalı ise iş sahibidir. Yanlar arasındaki sözleşme, Borçlar Kanununun 355. maddesinde tanımlandığı üzere, niteliğince, bir eser sözleşmesidir. Yüklenici davacı sözleşmede yazılı koşullarla 90 m2 yüzölçümlü evin malzemeli olarak 23.500,00 TL götürü bedelle yapımını yüklenmiştir. Davacı, sözleşme bedelinden 7.000,00 TL’nin ve ayrıca sözleşme dışı balkon üzeri kaplama ve alt katın dış kısmının siyding kaplaması işinin bedeli olan 4.000,00 TL’nin de ödenmediğini ileri sürmekte; davalı taraf ise, sözleşme konusu iş bedelinin davacıya tamamen ödendiğini, balkon üzeri kaplama ve alt katın dış kısmının siyding kaplaması işi için de 2.440,00 TL bedel ödenmesinin kararlaştırıldığını ve bu miktarın 2.000,00 TL’sinin ödenmiş olduğunu savunmaktadır.
Mahkemece, alınan 06.07.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporu hükme dayanak alınarak karar verilmiş ise de; bilirkişi kurulu raporu, hüküm kurulmasına yeterli değildir. Çünkü, sözleşme konusu işin bedeli taraflarca 23.500,00 TL tutarında ve götürü olarak kararlaştırılmıştır. Borçlar Kanununun 365/I. maddesi gereğince, işin bedeli taraflarca götürü olarak kararlaştırılmışsa, yüklenici, eser-işi kararlaştırılan bedelle yapmak zorundadır; eser önceden tahmin edilenden daha çok çalışmayı ve gideri gerektirmiş olsa bile, yüklenici, bedelin artırılmasını isteyemez. Sözleşme konusu iş eksik bırakılmış ve ayıplı yapılmış ise ve iş-eser sahibince de Borçlar Kanununun 359 veya 362. maddeleri hükümlerinde öngörülen süresi içinde ayıp ihbarı yapılmışsa veya yüklenicinin ayıp ihbarının yapılmadığına yönelik savunması yoksa yüklenicinin yaptığı iş sebebiyle haketiği iş bedelinin tutarı; mahkemece, uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla yerinde keşif yapılarak yüklenicinin işten el
çektiği tarihteki yapılan işin varsa nefaset farkları da düşülerek tüm işe oranı saptanmalı, bu oran götürü bedele uygulanmalı, çıkan miktardan iş-eser sahibinin yasal delillerle kanıtladığı ödemeleri düşülerek belirlenmelidir. Somut olayda, sözleşme konusu işlerden bir kısım işlerin davalı tarafından yapılmış olduğu davacı tarafından kabul edilmektedir. O halde, davalı tarafından yapılan ve dolayısıyla davacı tarafından eksik bırakılan işlerin bedelleriyle varsa nefaset farkının az yukarıda açıklanan “fiziki oranlama” kuralı uygulanarak götürü bedelden indirilmesi suretiyle ve ayrıca yasal delillerle kanıtlanan ödemelerin de mahsubu yapılarak davacının sözleşme konusu işlerden ötürü hakettiği istenebilir iş bedelinin tutarının saptanması gerekir. Az yukarıda açıklandığı üzere, bilirkişi kurulu raporu yukarıda belirtilen yasal yönteme uygun değildir.
Diğer yandan, yanlar arasındaki yazılı sözleşmenin sonunda ödemeleri gösteren yazıların davacı tarafından yazılmadığı sabittir. Ödemelere ilişkin kayıtlar, sözleşme metnindeki “çıkıntı” niteliğindedir. HUMK’nın 298. maddesi hükmü gereğince tarafların imzalarıyla onaylanmaması ve taraflarca da inkâr edilmesi halinde hüküm ifade etmez. Davacı tarafından belirtilen çıkıntılar kabul edilmediğine ve taraflarca da onaylanmamış olduğuna göre, davacıyı bağlamaz. Bu hukuksal sebeple, davalı iş sahibinin yaptığı ödemeleri yasal ve yazılı delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Davalıya ödeme savunmasını yazılı ya da taraf yemini delilleriyle kanıtlayabilmesi için mahkemece uygun süre verilmelidir.
Sözleşme konusu olmayan işlere sözleşme hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığından sözleşme dışı işler bedellerinin, uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla yerinde inceleme yapılmak suretiyle Borçlar Kanununun 410 ve izleyen maddeleri gereğince işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçleri dikkate alınarak mahkeme tarafından saptanması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan tüm bu sebeplerle mahkemece, yeniden bilirkişi kurulu oluşturularak, yerinde keşif ve inceleme yapılmak suretiyle ve yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek rapor alınmalı; sözleşme dışı işlerle ilgili olarak davalının beyanındaki 2.440,00 TL’den az olmamak; davacının dava dilekçesinde açıkladığı 4.000,00 TL’den fazla olmamak üzere, sözleşme dışı iş bedeli saptanmalı, sözleşme konusu işlerden ötürü davacının hakettiği iş bedeline ilavesinden sonra toplam hak edilen iş bedeli tutarından davalı yanca kanıtlanan ödemelerin mahsubu yapılarak uyuşmazlık hükme bağlanmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.