Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/2850 E. 2011/2528 K. 26.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2850
KARAR NO : 2011/2528
KARAR TARİHİ : 26.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit, senetlerin iptâli ve istirdat istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında hukuki niteliğince BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu hususunda çekişme bulunmamaktadır. Davacı, iş sahibi; davalı ise yüklenicidir.
Davalı yüklenicinin imzasını taşıyan 21.06.2007 günlü “Fiyat Teklifi ve İş Sözleşmesi” başlıklı belgeyle davalı yüklenici toplam 19 kalem olarak belirlenen işlerin yapımını KDV hariç 40.000,00 TL götürü bedelle yüklenmiş, anılan bedelin 25.000,00 TL’sinin nakit, kalan 15.000,00 TL’sinin ise 1.000,00’er TL’lik 15 adet bono ile ödenmesi kararlaştırılmıştır. Davacı iş sahibi belirtilen sözleşmeye istinaden davalıya 22.000,00 TL nakit para ödediğini, ayrıca 1.000,00’er TL’lik 12 adet bono verdiğini, buna karşın yaptırdığı delil tespiti incelemesine göre yerinde gerçekleştirilen imalât bedelinin 5.160,00 TL olduğu anlaşılmakla, bu bedelin nakit ödeme tutarından mahsubu ile kalan 16.840,00TL’nin istirdatını, davalı elinde kalan ve karşılıksız olduğunu bildirdiği 12 adet bonodan dolayı da davalıya borçlu olmadığının tespitini, bonoların iptâlini ve iadesini istemiştir. Davalı yüklenici de yine 21.06.2007 günlü sözleşmeye dayanarak, daha fazla tutarda imalât gerçekleştirdiğini, bu itibarla davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmuştur.
Şu halde yanlarca sözleşmenin içeriği konusunda herhangi bir tartışma bulunmamaktadır. O nedenle de davalının hakettiği imalât bedelinin tespitinde ve buna göre de davacının herhangi bir fazla ödemede bulunup bulunmadığı hususunun incelenmesinde BK’nın “Götürü Taahhüt” başlıklı 365. maddesi doğrultusunda değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır. Her ne kadar davacı yanca mahallinde tespit yaptırılmış ve mahkemece de dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle sonuca gidilmişse de yaptırılan incelemeler BK’nın 365. maddesinde öngürülen ilkelere uygun değildir.
Bu durumda mahkemece dosya kapsamındaki tüm kanıtlar ve özellikle tespit dosyası nazara alınarak davalı yüklenicinin işten el çektiği tarih itibariyle 21.06.2007 günlü sözleşmeye dahil tüm işlere göre yerine getirdiği imalâtın seviyesi gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak bilirkişi kurulundan alınacak ek raporla saptanmalı ve saptanacak bu oran iş bedeline oranlanarak yüklenicinin hakettiği iş bedeli tespit edilmeli, buna göre de davacı yanca yükleniciye herhangi bir fazla ödemede bulunulup bulunulmadığı belirlenerek davadaki menfi tespit ve istirdat istemleri hakkında bir hükme varılmalıdır.
Değinilen hususlar nazara alınmaksızın yanlar arasındaki sözleşmenin götürü bedelli olduğu gözden kaçırılarak, yapılan işlerin bedelinin birim fiyatlarla saptanarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 26.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.