YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3213
KARAR NO : 2010/3726
KARAR TARİHİ : 29.06.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kumaş örme bedelinden kalan alacağın tahsili istemiyle yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı, ayıplı kumaş imâl edildiğini, süresinde ihbar yapıldığını ve kumaşların teslim alınmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasında iplikleri davalı tarafından verilen kumaşların örülmesi konusunda sözlü anlaşma yapıldığı, 303 kg’lik kumaşın davalıya teslim edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Davada 745 kg kumaş üretildiği, cari hesapta kalan alacağın ödenmediği iddia edilmiştir. Davalı ilk partide teslim edilen 303 kg’nin ayıplı olduğunu 19.03.2007 tarihli ihtarı ile davacıya bildirdiğini iddia etmiş ise de ayıplı mallar bulunmadığı gibi ayıbın varlığı da kanıtlanmış değildir. Buna ilişkin davalının savunması yerinde değil ise de, 442 kg kumaşın davacı tarafından 21.03.2007 tarihinde faks ile teslim alınmasını istemesi üzerine 1 top numune aldığını, ancak onların da ayıplı olduğunun anlaşılması üzerine 22.03.2007 tarihli ihtarı ile ayıp bildiriminde bulunduğunu ve kalan kumaşları teslim almadığını bildirmiştir. Mahkemece davalının işyerinde yapılan incelemede 60 kg kumaşın henüz yıkama ve ön fikse işlemi görmediği, yıkanan 7 kg kumaşta ise gizli ayıp bulunduğu saptanmıştır. Mahkemenin 29.07.2007 tarihli celsesinde davacıya diğer kumaşların da keşif günü hazır bulundurulması ihtar edildiği halde keşifte hazır bulundurulmadığı gibi kendi işyerlerinde de davacı tarafça inceleme talep edilmiş değildir. Eser sözleşmelerinde kural olarak yüklenici işi teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Davalı teslim almadığını savunduğuna ve işyerinde de fazlası bulunmadığına göre davacı 442 kg’lik kumaştan 1 top dışındakileri teslim ettiğini kanıtlayamamıştır. Teslim alınanlar da gizli ayıplı bulunduğundan ve süresinde de ayıp ihbarı yapıldığından davacı alacağından 442 kg kumaşın
örme bedeli olan 1.639,82 TL ile kumaşların dokunması için davalı tarafından karşılanan iplik bedeli bilirkişiye hesaplattırılarak mahsupla varsa kalanın hüküm altına alınması gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan davanın kabulü doğru olmadığı gibi, takibe konu alacak yargılama sonucu belirlenebildiğinden, davalı itirazında haksız olmadığından davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine kabulü de usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün davalı lehine BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.