YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3267
KARAR NO : 2011/3037
KARAR TARİHİ : 18.05.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında iş bedelini belirleyen yazılı sözleşme bulunmadığı gibi taraflar iş bedelinin miktarı konusunda da anlaşamamıştır. Bu halde Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi hükmünce iş bedelinin mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak işin yapıldığı 2007 yılı mahalli piyasa rayiçlerine göre saptanması ve bulunacak miktardan kanıtlanan ödemeler düşülerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerkirken iş bedelinde ihtilâf yokmuş ve iş tamamlanmış gibi kabul edilerek eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeyle davanın kabulü doğru olmamıştır.
Öte yandan takipten önce temerrüt ihtarı bulunmadığı ve kesin vade de olmadığından işlemiş faiz isteminin reddi yerine, miktarı konusunda denetime elverişli bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın ve Borçlar Kanunu 104/son maddesine aykırı faize faiz uygulanması sonucunu doğuracak biçimde itirazın iptâline karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Yine İİK’nın 67/II. maddesi gereğince itirazın iptâli davasında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazında haksız bulunması gerekir. Somut olayda uyuşmazlık eser sözleşmesinden doğmuş olup alacağın varlığı ve miktarı yapılacak yargılama ve alınacak bilirkişi raporuyla saptanacağı ve davalı işlemiş faize itirazında haklı olduğundan takibe itirazında tamamen haksız olduğundan da söz edilemez. Bu sebeple koşulları oluşmayan icra inkâr tazinatı isteminin reddi yerine, kabulü de isabetsiz olmuştur.
Belirtilen sebeplerle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 18.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.