Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/335 E. 2010/2509 K. 29.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/335
KARAR NO : 2010/2509
KARAR TARİHİ : 29.04.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, Bağcılar Meydanı ve Çevre Düzenlemesi inşaatı işinden kaynaklanan 2003 ve 2004 yılı mucartalama fiyat farkının tahsili istemiyle açılmış, davalı davanın reddini savunmuş, mahkemenin kısmen kabule dair kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 18.02.2003 tarihli sözleşmenin 2. maddesinin F. bendinde, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi de sözleşme ekleri arasında sayılmıştır. Bu Şartnamenin 40. maddesi uyarınca yüklenicinin kesin hakedişe itirazı olduğu takdirde, bu itirazın 39. maddenin “a” bendindeki usuller çerçevesinde dilekçeyle idareye bildirmesi gerektiği belirtilmiş, 39. maddenin “a” bendinde de; yüklenicinin itirazı var ise dayandığı gerekçeleri ve karşı görüşlerin ne olduğunu, idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunun ve “idareye verilen …tarihli dilekçemde yazılı ihtirazi kayıtla” cümlesini yazarak imzalaması gereklidir. Müteahhit itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır denilmiştir. Somut olayda, idare tarafından bu davaya konu edilen fiyat farkını da kapsar biçimde 29.03.2005 tarihinde düzenlenen kesin hakediş raporu davacı tarafından 17.04.2006 tarihinde “itiraz kaydıyla” demek suretiyle imzalamıştır. Bu haliyle itirazın yukarıda açıklanan şartname maddelerine uygun olmadığı ortadadır. HUMK’nın 287. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğindeki şartname hükümlerinin taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece re’sen dikkate alınması zorunludur. O halde, davanın kesin hakedişe usulüne uygun itiraz bulunmadığından reddine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporuyla bağlı kalınarak kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.