YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3416
KARAR NO : 2011/3679
KARAR TARİHİ : 22.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak ile teminat senedinin iadesi, kâr kaybı ve faiz alacağının tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Davalı cevabında, davacının KDV farkından ve hakedişten dolayı alacağı bulunmakta ise de SSK’ya karşı müteselsil sorumluluklarının bulunması nedeniyle ilişiksizlik belgesi getirmediğinden alacağının ödenmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, KDV farkından kaynaklanan 22.300,00 TL’nin davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine, yargılamada iade olunan teminat senedi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasındaki sözleşmeye göre, davacı taşeron çalıştırdığı işçilerin SSK primlerinden sorumlu olup teminatının iadesi de SSK’dan ilişiksizlik belgesi getirilmesine bağlanmıştır. Mahkemece davacının SSK’ya prim borcu olup olmadığı, varsa tutarı sorulup araştırılmadan, ilişiksizlik belgesinin ibrazı da istenilmeden kalan alacağın ödenmesine karar verilmiştir. Oysa ödenmeyen prim borcu varsa asıl işveren durumunda bulunan davalı da davacı ile birlikte sorumludur. Nitekim dosyaya giren SSK yazışmalarında ve davacıya hitaben yazılan 08.02.2007 tarihli yazıda, 23.611,69 TL borcu bulunduğu, bunun tahsili amacıyla takibe girişildiği anlaşılmaktadır.
O halde davacının SSK’ya bu iş nedeniyle borcu olup olmadığı sorulmalı, ayrıca ilişiksizlik belgesi ibrazı konusunda davacıya uygun süre verilmeli, ibraz olunduğunda dava şimdiki gibi kabul edilmeli, ibraz edilemediği takdirde reddine karar verilmelidir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile kabul kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.