YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3570
KARAR NO : 2011/6466
KARAR TARİHİ : 03.11.2011
Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı-k.davalı… Yapı Elemanları San.Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili Avukat … ile davalı-k.davacı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R –
Dava, İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi hükmü uyarınca itirazın iptâli; karşı dava ise, maddi tazminatın tahsili istemleriyle açılmı; mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne ve 7.843,30 TL’nin 09.02.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davacı-karşı davalı şirketten alınarak, karşı davacı şirkete verilmesine, fazla isteminin reddine karar verilmiş ve verilen karar, davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.Yanlar arasındaki 08.11.2005 tarihli ve “… İnş.San.Tic.A.Ş., … Pirekat Yapı Elemanları İmâlat ve Montaj Taahhüdü Taşeron Sözleşmesi” başlıklı sözleşme, adi yazılı şekilde yapılmıştır. Davacı şirket yüklenici, karşı davacı-davalı şirket ise iş-eser sahibidir. Bu sözleşme, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımı yapılan bir “eser” sözleşmesidir. Yüklenici şirket, …-… 7866/4 parseldeki cephesinde kullanılacak olan fibrobeton pirekat yapı elemanları imalât ve montaj işinin yapımını; iş-eser sahibi şirket ise, (95200 Euro+ KDV) tutarındaki iş bedelinin ödenmesini yüklenmişlerdir. Sözleşme konusu işin yüklenici tarafından tamamlanmış olarak davalı-karşı davacı şirkete teslim edildiği dosya kapsamındaki tesbit tutanakları ve toplanan delillerin değerlendirilmesi sonucu sabit bulunmuştur. … 13. İcra Müdürlüğü’nün 2006/17296 takip sayılı dosyası kapsamından; davacı-karşı davalı şirketin, iş-eser sahibi şirket hakkında adi takip yoluyla başlatmış olduğu icra takibinde; 33.171,20 TL asıl ve 1.704,63 TL işlemiş temerrüt faizi alacaklarının tahsilinin istendiği ve takip borçlusunun süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptâli davasının da İcra İflas Kanunu 67. maddesi hükümünde öngörülen süresi içinde açıldığı tesbit olunmuştur.
Mahkemece, tarafların ticari defterleri ve sunulan belgeler üzerinde bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılmış; 11.06.2008 tarihli asıl rapor ile 13.04.2009 ve 30.10.2009 tarihli ek raporlar alınmıştır. Bilirkişi kurulu raporları incelendiğinde açıklıkla anlaşıldığı üzere; davalı-karşı davacı iş sahibinin ticari defterlerin de yüklenici şirket tarafından keşide olunan 28.04.2006 tarihli ve 56.670,36 TL, 31.08.2006 tarihli ve 161.451,35 TL tutarlı faturaların kayıtlı ve toplam tutarın 218.121,71 TL olduğu, bu miktardan davalı-karşı davacı tarafından yapılan ödemeler ve kesintilerin toplamı olan 184.950,51 TL’nin mahsubu ile 33.171,20 TL tutarında davacı yüklenici şirkete borçlu olduğunun ticari defterlerde kayıtlı bulunduğu sabit bulunmaktadır. Türk Ticaret Kanunu’nun 84. maddesi hükmü gereğince, kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerinin kapsamları, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayılır. Çünkü, aynı Kanunun 20/2. maddesi gereğince, her tacir, tüm ticari işlerinde basiretli bir işadamı gibi hareket etmek durumundadır. Basiretli bir tacirin borçlu olmadığı halde; bir başkasına borçlu olduğunu ticari defterlerinde yazmış olması beklenemez. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde de, yüklenici şirketin hakettiği iş bedelinden haklı kesintiler dışında iş-eser sahibi şirket tarafından gecikme cezası ve nefaset kesintisinin toplamı olan 38.600,00 TL’nin kesilmesini gerektiren bir hakkının bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.O halde; mahkemece, yüklenici şirketin davasının dava ve takip konusu asıl alacak hakkında aynen kabulü gerekmektedir. Takip ve dava konusu işlemiş faiz talebinin de gerçekleşmiş ise; takip borçlusu şirketten Borçlar Kanunu’nun 101/I. maddesi hükmüne uygun şekilde borçlu temerrüdüne düşürüldüğü tarih ile icra takip tarihi arasındaki süre için %25 oranını aşmamak üzere değişen oranlar da gözetilmek suretiyle avans faizi tutarının hesaplanması ve talebe bağlı kalınarak hükme bağlanması gerekmektedir. Karşı davada ise; 18.12.2006 tarihi itibariyle yanlar arasındaki kesin hesaba göre, yüklenici şirketten, iş sahibi şirketin 7.843,30 TL alacaklı olduğu; yüklenicinin sözleşme konusu işi süresinde bitirmemesi nedeniyle diğer imalâtlarda yaşanan gecikmeden kaynaklanan maddi zarar nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL’nin ve ayrıca yüklenilen inşaatın tamamlanmaması sebebiyle oluşan gecikme sonucu restoran, dükkanlar vb. işletmeye zamanında açılamaması nedeniyle mahrum kalınan gelir kaybı olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsili istenmiştir. Mahkemece, diğer kalemlere yönelik 1.000,00’er TL’lik maddi zarar ve gelir mahrumiyetine ilişkin dava reddedildiği halde; bilirkişi raporuna bağlı kalınarak, işin süresinde bitirilmemesi sebebiyle gecikmeden doğan gecikme tazminatının 8.550,00 TL olduğu kabul edilmiş ve taleple bağlı kalınarak 7.843,30 TL’nin yüklenici şirketten tahsiline karar verilmiştir. Oysa yukarıda açıklandığı üzere; 7.843,30 TL kesin hesap sonucu fazla ödendiği ileri sürülen alacak niteliğindedir. Gecikmeden kaynaklanan maddi tazminat davası reddedilmiştir. 6100 Sayılı HMK’nın 26. maddesi hükmü gereğince, hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu yasal nedenle gecikme tazminatı olmayan 7.843,30 TL maddi tazminatın yükleniciden tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Kaldı ki; yanlar arasındaki sözleşmenin 23. maddesi hükmü gereğince, hüküm kurulmuş olduğu kabul edilmiş olsa dahi; sözleşmenin bu hükmüyle kararlaştırılan ceza koşulu, niteliğince Borçlar Kanunu’nun 158/II. maddesi hükmü gereğince “ifaya ekli cezadır”. Teslim tutanakları değerlendirildiğinde anlaşıldığı üzere; sözleşme konusu iş teslim alınırken sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulu ile ilgili iş sahibi şirketin, itirazi kayıt bildirmeden işi teslim aldığı anlaşılmaktadır. O halde; iş sahibi şirketin ifaya ekli ceza koşuluna ilişkin hakkının düşmüş olduğunun da kabulü gerekir.Mahkemece tacir olan eser-iş sahibi şirketin ticari defterlerindeki kayıtlar gözetilmeden, iş bedelinin tutarını ve ödemelere ilişkin çelişkileri içeren bilirkişi raporlarını dayanak alarak yüklenici şirketin davasının reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi; reddi yerine karşı davanın yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, kararın davacı-karşı davalı şirket yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı-karşı davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı … Yapı Elemanları San.Tic.Ltd.Şti. ‘ye geri verilmesine, 03.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.