YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3631
KARAR NO : 2010/4848
KARAR TARİHİ : 28.09.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, yanlar arasında yapıldığı ileri sürülen ve Tekirdağ 2. Noterliğince doğrudan düzenlenen 30.07.1998 tarih ve 12462 yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Sözleşmesi” başlıklı sözleşmeye dayalı olarak açılmış olup, yapımı yüklenildiği halde; davacıya teslimi gereken dükkan niteliğindeki bağımsız bölümün yüklenici tarafından yapılmamış olması nedeniyle maddî tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüyle 9.191,00 TL maddî tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilâmı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davanın arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini yüklenici sıfatıyla imzalayan …İnş.Taah.Tic. ve Turz.Ltd.Şti. aleyhine açılmış olduğunun sabit bulunmasına ve şirket temsilcisinin karar başlığında davalı olarak gösterilmiş olması maddî hataya dayalı olup, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 459. maddesi gereğince, mahkemece doğrudan düzeltilebileceğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, davanın reddine dair verilen 04.12.2006 tarih, 2005/224 Esas ve 2006/872 Karar sayılı önceki hüküm, Dairemizin 25.04.2008 günlü, 2008/1407 Esas ve 2008/771 Karar sayılı ilâmıyla bozulmuş ve mahkemece, bozma ilâmına uyulmuştur. Bozma ilâmında özetle; davalı tarafından yapımı yüklenilen dükkanın, imar mevzuatı gereğince yüklenicinin temerrüdünden önce yapılmasına olanak yok ise, objektif imkânsızlığın sözkonusu olacağı ve dolayısıyla Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi gereğince yapılamayan bağımsız bölüm bedelinden davalının sorumlu tutulamayacağı; ancak dükkanın yapımı davalının kusuru sonucu imkânsızlaşmış ise, davalının Borçlar Kanunu’nun 96. maddesi hükmü gereğince sorumlu tutulacağı hususlarına değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilâmına uyularak bilirkişi incelemesi yaptırılarak 13.01.2009 tarihli bilirkişi raporu alınmış; bilirkişi raporunda yüklenicinin temerrüdü gerçekleşmeden önce dahi bedeli uyuşmazlık konusu yapılan dükkanın yapılmasına imar mevzuatına göre yasal olanak olmadığı ve bodrum katta kazan dairesi ve sığınak yapılmasının zorunlu olduğu, yapı ruhsatı ve onaylı projesinde de dükkan olarak bağımsız bir bölümün bulunmadığı ve bu sebeplerle objektif imkânsızlığın olduğu açıklanmıştır. Toplanan tüm deliller değerlendirildiğinde de; bedeli istenen dükkanın yapılamamasında yüklenici şirketin kusurlu olmadığı sonucuna varılmaktadır. O halde, “objektif imkânsızlık” sebebiyle Borçlar Kanunu’nun 117. maddesine göre davanın reddine karar verilmek gerekirken; gerekçesi de açıklanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.