Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/3670 E. 2011/6307 K. 31.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3670
KARAR NO : 2011/6307
KARAR TARİHİ : 31.10.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat … İpet geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmış olup, davada eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedeli, kira tazminatı ve nefaset farkının tahsili istenmiş, mahkemece kısmen kabule dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında, 07.03.2000 tarihli düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin varlığı çekişme konusu değildir. Davacılar arsa sahibi; davalı ise yüklenicidir. Sözleşme uyarınca arsa sahiplerine isabet eden bağımsız bölümlerin 03.01.2004 tarihinde teslim edilmesi gerekirken 01.09.2005 tarihinde teslim edildiği ve Ümraniye Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/247 Değişik İş Sayılı tespitiyle de yapılan imalâtlarda eksik ve kusurlar bulunduğu dosya kapsamı ile sabittir. Davalı yüklenicinin tespitle belirlenen eksik ve kusurlu işleri, sonradan kendisinin giderdiğine ilişkin herhangi bir kanıt da ibraz edilmemiştir.
Yapılan yargılama sırasında alınan, 17.12.2007 günlü asıl ve 29.01.2009 günlü ek bilirkişi kurulu raporlarına dayanılarak hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de dayanılan raporların hatalı incelemeye dayalı oldukları görülmektedir. Gerçekten de, işin teslimi gereken 03.01.2004 tarihinden talep gibi 01.09.2005 teslim tarihine kadar kira tazminatı hesabı yapılması gerekirken, 20.11.2004 gününe kadar tazminat hesabı yapıldığı, daha sonra da belirlenen kira tazminatı tutarı ile eksik ve kusurlu işler bedelinin yasaya aykırı şekilde dava tarihindeki değerlere uyarlandığı anlaşılmaktadır.
Şu halde mahkemece yapılması gereken iş, bilirkişilerden ek rapor alınarak, işin teslim tarihi olan 01.09.2005 tarihindeki serbest piyasa rayiçleriyle eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedeli ile davacı yanca temyiz edilmediği için davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu şekliyle 03.01.2004 ile 20.11.2004 arası dönem için kira tazminatı hesabının yaptırılarak bulunacak değerler eskale edilmeksizin yapılan ödeme de düşülerek, bulunacak bedelin hüküm altına alınmasıdır.
Değinilen hususlar nazara alınmaksızın, yazılı şekilde hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.