Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/4203 E. 2011/7292 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4203
KARAR NO : 2011/7292
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

Mahkemesi:Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R –
Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereğince davacı yükleniciye bırakılıp, davalı arsa sahibince dava dışı 3. kişiye satılan 9 nolu bağımsız bölüm bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı cevap dilekçesi ve aşamalarındaki savunmalarında 9 nolu bağımsız bölümün davacının kendi borcunu ödemek için rızasıyla satışının yapıldığını ve satış yapılan şahsın da davacıdan alacaklı olduğu gibi, kendisinin de davacıdan 8 nolu dairenin satışı nedeniyle ödenmeyen bono bedelinden dolayı …9. İcra Müdürlüğü’nün 2008/574 sayılı kesinleşen dosyasındaki alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı ile dava dışı 3. kişi … arasında düzenlenen tarihsiz tutanağa göre satışın davalının 8 nolu dairenin satışından kaynaklanan alacağı ve yine davacının satış yapılan dava dışı 3. kişiye olan borcu nedeniyle yapıldığı ve bedelin bu borçların ödenmesinde kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında Mudanya Noterliği’nde biçimine uygun düzenlenen 23.07.2002 gün 2003 yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi suretiyle daire karşılığı inşaat sözleşmesine göre diğer bağımsız bölümler yanında 8 nolu bağımsız bölümün de davacı yükleniciye ait olacağı kararlaştırılmıştır. Satış yetkisi başlıklı bölümde 9 nolu bağımsız bölümün teminat olarak tutulacağı ve yüklenici tarafından inşaatın sözleşme şartlarına uygun olarak yapılıp, arsa sahibine ait dairelerin oturulabilir vaziyette anahtar teslimi iskânı alınmış şekilde teslim edildiği zaman verileceği kabul edilmiştir. 9 nolu bağımsız bölümün tapuda devrinin satış akit tablosuna göre davalı tarafından dava dışı …’a satış şeklinde yapıldığı görülmektedir. Mahkemece davacının borcuna mahsuben 9 nolu bağımsız bölümün dava dışı …’a devredildiği kabul edilmiş ise de davalı ile dava dışı … arasında düzenlenen tarihsiz tutanak başlıklı belgede, davacının imzası bulunmadığı gibi davacı satışa muvafakatının bulunmadığını bildirmiştir.Dairemiz uygulamalarında, yükleniciye bırakılan bağımsız bölümlerin tapuda arsa sahibi tarafından devri durumunda devir yapılan 3. kişinin isticvap edilerek, varsa yüklenici ile yaptığı satış sözleşmesi ya da yüklenicinin muvafakatı bulunduğuna dair belgenin ibraz ettirilip değerlendirilerek, satışın kimin tarafından yapıldığının saptanması gerektiği kabul edilmektedir. Bunun yanında sözleşmeye göre, aşamalı devir öngörülse dahi yüklenicinin teminat olarak bırakılan en son bağımsız bölüme hak kazanabilmesi için, sözleşme ve ekleriyle, tasdikli projesi ve ruhsatına göre inşaatı tamamlayıp, somut olayda iskân koşulu da bulunduğundan arsa sahibine ait olan dairelerin yapı kullanma izin belgesini de alarak teslim etmesi zorunludur.Bu durumda mahkemece öncelikle 9 nolu bağımsız bölümü devralan dava dışı …’ın isticvap edilerek daireyi kimden aldığı ve bedelini kime nasıl ödediğinin sorulup, açıklattırılması, varsa yükleniciyle aralarında yapılmış devir sözleşmesi ya da 9 nolu dairenin kendisine tapuda devrine ilişkin arsa sahibine verdiği muvafakatnamenin ibraz ettirilmesi, sunulacak belgelerin davacı yanca reddedilmesi halinde bunların sıhhati hususunda gerekli inceleme yapılarak dava konusu dairenin davacının talimat ve muvafakatiyle devredildiği ve dava dışı 3. kişi ile davacı arasında bu dairenin satışına ilişkin akdi ilişkinin saptanması durumunda davanın şimdiki gibi reddedilmesi gerekir. Açıklanan biçimde talimat ve muvafakat bulunmaması halinde mahkemenin dayandığı belge devrinin davacının muvafakatiyle yapıldığını kabule tek başına yeterli olmayacağından ilgili belediyeden tasdikli proje ve inşaat ruhsatı da getirtilip, mahallinde konusunda uzman bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak davacı yüklenicinin sözleşme ve ekleri tasdikli proje ve ruhsatına göre inşaatı tamamlayıp, arsa sahibine ait bağımsız bölümleri yapı kullanma izin belgesi de alarak teslim edip etmediği, teminat olarak bırakılan 9 nolu dairenin mülkiyetine hak kazanıp kazanmadığı kazanmışsa, sözkonusu dairenin dava tarihindeki piyasa rayiçlerine göre değeri, davalının savunmasında belirttiği eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi için gerekli bedel konusunda rapor alınıp bağımsız bölümün saptanarak bedelinden varsa, eksik ve kusurlu işler bedeliyle davalı arsa sahibinin kanıtlayacağı 8 nolu dairenin satış bedelinden ödenmeyen kısmı tenzil edilerek davanın sonuçlandırılması gerekir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hüküm davacı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunun davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 08.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.