YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4222
KARAR NO : 2011/3416
KARAR TARİHİ : 08.06.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Davacı vekili, davalıya ait 2 blok inşaatın ve bir adet villanın dış çevre duvarının sıva işlerinin yapılması konusunda yanlar arasında “sözlü sözleşme” yapıldığını; işin büyük bir kısmını tamamladıktan sonra davalının sözleşmeyi feshettiğini ve işe devam etmemesini istediğini ve hakkettiği iş bedelinin tamamının ödenmediğini, yapılan ödemenin 41.330,50 TL olduğunu ileri sürürek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 7.500,00 TL iş bedeli alacağının tahsilini; 12.10.2009 tarihinde ise, dava kısmen ıslah edilerek toplam 26.695,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının tüm işi yapmadığını, eksik bırakılan işlerin davalı tarafından yapılmış olmasına karşın bu işlerin de bedelinin dava edildiğini ve davacının hakettiği iş bedelinin tümünün ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Yanlar arasında davalıya ait iki blok inşaatın ve bir adet villanın sıva işlerinin davalı tarafından yapılması hususunda “sözlü” olarak sözleşme yapıldığı çekişmesizdir. Yanlar arasındaki sözleşme, BK’nın 355. maddesi hükmünde tanımlanan bir eser sözleşmesi olup; davacı yüklenici, davalı ise işsahibidir.
BK’nın 366. maddesi hükmü gereğince, eser bedelinin taraflarca önceden yaklaşık olarak kararlaştırılmış veya belirlenmemiş olması ve bedelde de yanlar arasında uyuşmazlık bulunması durumunda işin bedeli sözleşme konusu işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla yaptırılacak inceleme sonucu mahkemece belirlenir.
Somut olay da ise, mahkemece, yaptırılan inceleme sonucu sunulan bilirkişi raporlarında dava tarihi itibariyle iş bedelinin belirlendiği açıklanmış olduğu gibi; serbest piyasa fiyatlarına göre de iş bedeli saptanmamıştır. Bu sebeple, bilirkişi raporları BK’nın 366. maddesi hükmünde öngörülen yasal yönteme uygun değildir.
Mahkemece yapılacak iş; bilirkişi kurulu oluşturularak yerinde keşif yapılmak suretiyle davacının yaptığını yasal delillerle kanıtlamış olduğu işlerin yapıldığı 2008 yılındaki serbest piyasa rayiçlerine göre bedelinin belirlenmesine ilişkin rapor alınması ve davacının hakettiği istenebilir iş bedeli tutarından, davalı yanca yapıldığı çekişmesiz olan 41.330,50 TL tutarındaki ödemenin mahsubunun yapılması ve varılacak sonuca göre davacı alacaklı ise davalıdan tahsiline karar verilmesinden ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukadıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 08.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.