YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4228
KARAR NO : 2011/5462
KARAR TARİHİ : 28.09.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, tarla içi sulama ekipmanları için kurulan sistemin ödenmeyen bedelinin tahsili istemiyle yapılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davalı sistemin yeterli etüd çalışması yapılmadan kurulduğundan toplama sırasında kırılmalar olduğunu, imalatın ayıplı bulunması nedeniyle ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı temyizine gelince; davacının 21.07.2009 tarihinde yaptırdığı tespitte alınan bilirkişi raporunda, sistemdeki boruların arazinin kimi yerinde tek parça, kimi yerinde fazla uzunlukta kullanılarak azami çekme mesafesi adı verilen değere uyulmadığından tıkanıklık meydana geldiğini, bu durumun sağlıklı çalışmasını engellediği belirtilmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde ise, suda bulunan partiküllerin ve kirecin zamanla tıkanmaya neden olabileceği, bunların sistemden uzaklaştırılması gerektiği, damlama borusunda yapılan ölçüme göre oluşan esnemenin toplama esnasında aşırı çekme kuvvetinin kullanılmasından kaynaklanabileceği, sistemin uygun yapıda olduğu sonucuna varılmıştır. Görülüyor ki, tespit raporunda sistemin hatalı kurulduğu saptandığı halde mahkemece alınan raporda kullanım hatasının bulunduğu açıklanmıştır. Bu haliyle her iki rapor arasında birbirine çelişen görüş farklılığı olduğu ortadadır. O halde çelişkinin giderilmesi, sistemin ayıplı olup olmadığı, ayıp varsa kullanım hatasından mı, imalat hatasından mı kaynaklandığının belirlenebilmesi için yeniden seçilecek uzman bilirkişi ile gerektiğinde mahallinde keşif yapmak suretiyle açıklığa kavuşturulması, sistemin ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda ayıpların ortaya çıktığı tarih itibariyle giderilme bedeli hesaplattırılarak alacaktan mahsup edilmesi, ayıbın kullanım hatasından kaynaklandığı anlaşılır ise, takipte işlemiş faiz isteminin de bulunduğu, takipten önce davalının temerrüde düşürülmediği gözetilerek işlemiş faiz alacağının reddine, faiz takipten başlatılmak üzere davanın kabulüne karar verilmesi gerekir. (HUMK.nın 284 ve BK.nın 360 ve 101. md.). Bu hususlar üzerinde durulmadan, çelişkili bilirkişi raporuyla ve faturada ödeme istemi bulunmadığından ve fatura tebliğiyle davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilemeyeceği gözetilmeden aynen kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentde açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, 2. bend uyarınca hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.