YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4932
KARAR NO : 2011/5203
KARAR TARİHİ : 20.09.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, dergi basımına ilişkin sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptalî istemiyle açılmıştır. Davalı cevap vermemiş, mahkemenin davanın kabulüne dair kararı, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasında yazılı anlaşmanın varlığı kanıtlanmadığı gibi davalı da sözlü anlaşmayı inkar etmiştir. Davacı, basımını tamamladığı 7000 adet dergiyi davalı adına … imzasına teslim ettiğine ilişkin 01.08.2006 tarihli sevk irsaliyesine dayanmıştır. İrsaliyedeki imzanın …’a ait olup olmadığı ve …’un yetkisi incelenmeden, bedel konusunda da uyuşmazlık bulunduğu gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa yapılması gereken iş, sevk irsaliyesindeki imzanın …’a ait olup olmadığı konusunda adı geçeni isticvap etmek, gerektiğinde imza incelemesi yaptırmak, buna göre Gülsüm’ün şirket yetkilisi olduğu, böylece teslimin varlığı kanıtlandığında, bedel konusunda anlaşma bulunmadığından, BK.nın 366. maddesi uyarınca dergilerin teslim tarihi itibariyle faturadaki fiyatın piyasa rayiçlerine göre makul olup olmadığını inceletmek, uygun değilse piyasa rayiç fiyatını uzman bilirkişiye hesaplatmak, saptanacak fiyata göre davayı kabul etmek, teslim kanıtlanamadığı takdirde sözleşmenin varlığı da uyuşmazlık konusu bulunduğundan, davacı dava dilekçesinde “…vs. her türlü kanuni deliller” demek suretiyle yemin deliline dayanmış bulunduğu, yemin teklifine hakkı olduğu davacıya hatırlatılarak sonucuna uygun karar vermekten ibarettir.
Kabule göre de, akdi ilişkinin varlığı ve teslim konusu yargılamayı gerektirdiğinden ortada likid bir alacak bulunmadığı halde davacının tek taraflı defter kayıtlarına dayanılarak ve davalı itirazında haksız kabul edilerek icra inkar tazminatıyla sorumlu tutulması da usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddi ile 2. bent uyarınca kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.