Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/510 E. 2011/2904 K. 16.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/510
KARAR NO : 2011/2904
KARAR TARİHİ : 16.05.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı …… ve Tic. A.Ş. vekili Avukat …, davalı …… ve davalı … vekili Avukat …… geldi. Diğer davalılar ve vekilleri gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, inşaat yapım sözleşmesine dayalı cezai şart tutarının davalının iş bedeli alacağından mahsubu ile bu miktar yönünden borçlu olmadığının tespiti vs. istemlerinin kabulüne karar verilmesine ilişkindir. Davalı, gecikmede kusurları bulunmadığını, cezai şart istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davasında iş bedelinin tahsili istemiyle yaptığı takibe vâki itirazın iptâline karar verilmesini istemiş, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacının mahkeme başkanının reddine ilişkin isteminin reddine dair 30.01.2009 tarihli reddin reddine ilişkin mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiş, tarafların diğer temyiz itirazları incelenmiştir.
Eldeki davaya konu aynı sözleşme ilişkisinden kaynaklanan mahkemenin 2009/16 Esas sayılı derdest dosyasında, teminat olarak verilen bağımsız bölümlerin devrinin davacı şirket çalışanına yapıldığı, ancak teminat olan bu dairelerin iadesi yapılmadığından cezai şart ödemek zorunda kaldıkları belirtilerek sözleşme alacağı ile birlikte cezai şartın, bu davanın davacısından tahsili istemiyle dava açıldığı, mahkemenin dosya inceleme tutanağı başlıklı 06.10.2009 tarihli tutanak içeriğinden anlaşılmıştır. Her iki davanın konusu aynı sözleşmeye dayalı olup, biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek niteliktedir. O halde davalar arasında bağlantı olduğu gözetilerek HUMK’nın 45/III. maddesi uyarınca birleştirme kararı verilerek uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 825,00’er TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 16.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.