Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/5417 E. 2010/6366 K. 24.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5417
KARAR NO : 2010/6366
KARAR TARİHİ : 24.11.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup davacı iş sahibi eksik ve ayıplı işlerin giderilme bedelinin tahsilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında düzenlenen yazılı sözleşme ile davacının evinde bir takım tadilât ve onarımların 5.500,00 TL bedelle yapılmasının kararlaştırıldığı konusunda herhangi bir çekişme bulunmamaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı 27.07.2007 günlü duruşmada taleplerini açıklamış ve isteminin sözleşmenin feshi ile davalıya ödediği 5.500,00 TL’nin istirdadına ilişkin olduğunu açıklamış ise de daha sonra vekilince dosyaya sunulan ve harçlandırılan ıslah dilekçesi ile eksik ve ayıplı işlerin giderilme bedeline karşılık olmak üzere 3.000,00 TL’nin tahsili istenmiştir.
Mahkemece davacı vekilinin ıslah talebi dikkate alınmaksızın davacının yapılan imalâtı kabulden kaçınabileceği ve uğradığı zararı isteyebileceği gerekçesiyle HUMK’nın 74. maddesine aykırı şekilde istem dışına çıkılarak davada 3.000,00 TL’nin tahsili istendiği halde bilirkişi raporu ile belirlenen 4.670,00 TL’nin tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan taraflar yapılacak işlerin bedelini sözleşme ile 5.500,00 TL olarak kararlaştırmışlar, davacı bu iş bedelinin tümünü ödediğini ileri sürmüş, davalı ise yarısının kendisine ödendiğini bildirmiş ise de bu hususta taraf delilleri sorulmadığı gibi herhangi bir inceleme de yapılmamıştır. Davacı vekili yaptığı ıslahla eksik ve ayıplı işlerin giderilme bedelini istediğine göre bu istemin kabulü açısından öncelikle iş bedelinin iş sahibi tarafından ödenmiş olması gerekmektedir. Aksi takdirde ödenmeyen miktardaki iş bedelinin eksik ve ayıplı işler bedelinden mahsubu zorunludur.
Yine, mahkemece eksik ve ayıplı işlerin bedelinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da, rapordaki hesabın hangi tarihteki rayiçlere göre yapıldığı belli olmadığı gibi sözleşme kapsamında bulunmayan kombi vanasının yanlış yerde olmasından dolayı bedel takdir edilmesi de hatalı görülmüş, hükme esas alınacak nitelikte bulunmadığı anlaşılmıştır.
Şu halde mahkemece yapılacak iş, HUMK’nın 284. maddesi hükmü uyarınca bilirkişiden ek rapor alınarak sözleşmeye aykırı şekilde ve bu kapsamda kalmak üzere eksik ve ayıplı yapılan işlerin belirlenerek bunların dava tarihindeki serbest piyasa rayiçleri üzerinden bedelinin hesaplattırılması, keza taraflardan iş bedelinin ne kadarının ödendiği hususundaki delillerinin sorulup toplanması, kararlaştırılan iş bedelinden ödenmeyen bir tutarın olduğunun saptanması halinde bu tutarın belirlenecek eksik ve ayıplı işler bedelinden mahsup edilerek sonucuna göre bir hükme varılmasıdır.
Değinilen hususlar nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 24.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.