YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5540
KARAR NO : 2011/7826
KARAR TARİHİ : 22.12.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kâr mahrumiyetinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece ıslah da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı iş sahibi kooperatif vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı iş sahibinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici şirket vekili dava dilekçesinde 07.02.2001 tarihli inşaat sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle 10.000,00 TL kâr mahrumiyeti nedeniyle tazminat isteminde bulunmuş, 28.11.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporunda kâr mahrumiyeti nedeniyle uğranılan kaybın 201.564,36 TL hesaplanması üzerine davasını 27.06.2008 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesiyle 191.564,36 TL daha artırmıştır. Davacı yüklenici şirketin davası ıslah da dikkate alındığında tamamen kâr mahrumiyeti nedeniyle istenilen tazminata ilişkindir. Davacı yüklenici şirketin bu davada iş bedeline ilişkin bir istemi bulunmamaktadır. Mahkemece bu durum gözden kaçırılarak, 16.186,00 TL imalât bedelinin de tahsiline karar verilmesi HMK’nın 26/1. maddesine aykırı olmuştur.
3-Kâr mahrumiyeti hesaplanırken yüklenici şirketin elde ettiği veya ihmal sonucu elde etmekten imtina ettiği işlerden elde edebileceği kâr miktarının da hesaplamada dikkate alınıp tazminat miktarından düşülmesi gerekir. Kâr mahrumiyeti kararına dayanak yapılan 12.02.2010 tarihli bilirkişi kurulu raporunda bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmamış, davacı yüklenici şirketin bu süre içerisinde yaptığı başka işlerden elde ettiği kâr miktarı veya bu süre içerisinde başka iş almamışsa bunda ihmali olup olmadığı ve bu işlerden elde edebileceği kâr miktarı düşülmemiştir. Mahkemece eksik olan rapora dayanılarak kâr mahrumiyeti hakkında hüküm kurulması da hatalı olmuştur.Yapılacak iş, 12.02.2010 tarihli raporu veren bilirkişi kurulundan yukarıda açıklanan konularda değerlendirme yapan Yagıtay denetimine elverişli ek rapor alınmasından, sonucuna göre kâr mahrumiyeti konusunda hüküm kurulmasından, iş bedeli istemi hakkında açılmış bir dava bulunamadığından bu konuda karar verilmemesinden ibarettir.Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı iş sahibi kooperatifin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bendler uyarınca kararın davalı iş sahibi kooperatif yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı yüklenici şirketten alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı iş sahibi kooperatife verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.