YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5620
KARAR NO : 2011/1280
KARAR TARİHİ : 03.03.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı ile davalı ve temlik alacaklısı tarafından temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ve temlik alacaklısı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan 2001/2862 sayılı kararname fiyat farkı alacağının tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece Dairemizin bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı ile müdahillik talebinde bulunan temlik alacaklısı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmenin 13. maddesinde yüklenicinin “sözleşmeden doğan alacaklarını” iş sahibinin onayı olmadan herhangi bir üçüncü şahsa devredemeyeceğinin kabul edilmiş olmasına göre davacı ve müdahillik talep eden temlik alacaklısının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının temyizine gelince;
Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde 88/13181 sayılı fiyat farkı kararnameleri uyarınca hangi imalâtlara fiyat farkı verileceği belirlenmiş, yüklenici tarafından açılan davada 88/13181 sayılı kararnameyi değiştiren 2001/2862 sayılı kararnameye göre 918.406,45 TL fiyat farkı alacağının tahsili talebi ile dava açılmıştır. Mahkemece dava kabul edilmiş, bu hüküm Dairemizce, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm tesisine ve denetime yeterli olmadığından yeni bir heyetten rapor alınması, çelişki halinde yeniden inceleme yapılarak hüküm tesis edilmesi gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, yeniden oluşturulan heyetten alınan ilk bilirkişi raporunda davacı alacağı 886.173.329.981 TL hesaplanmış, bu bilirkişiler ek raporlarında alacağın 722.203.038.362 TL olduğunu belirtmişlerdir.
Görüleceği üzere bilirkişi raporlarında çelişki bulunmakta olup mahkemece uyulan bozma kararında çelişki halinde yeniden rapor alınması gereğine işaret edildiği halde mahkemece bilirkişi heyetinin ek raporuna göre karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı ve temlik alacaklısının temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan, bakiye 1,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden temlik alacaklısından alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 03.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.