Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/5629 E. 2010/6333 K. 23.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5629
KARAR NO : 2010/6333
KARAR TARİHİ : 23.11.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İİK’nın 72. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; davacının davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davada davacı ile davalılardan … arasında 120 metre derinlikte sondaj yapımı hususunda sözlü sözleşme yapıldığı ve sözleşme gereğince, yüklenici … tarafından 67 metre boru çakıldıktan sonra işin terk edildiği ve bu iş sebebiyle yüklenici davalıya davacı tarafından keşide edilip verilen bononun diğer davalı …’a ciro edildiği ve … tarafından da Ödemiş 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/4497 takip sayılı dosyası üzerinden takibe dayanak alınarak icra takibi başlatıldığı ileri sürülerek; icra takibine dayanak alınan bonodan ötürü davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptâline karar verilmesi istenmiştir.
Davalı …, yargılama sırasında imzasıyla onayladığı açıklamasında; uyuşmazlık konusu bononun “sondaj işi” bedeline karşılık olarak davacı tarafından keşide olunup kendisine teslim olunduğunu, davacı ile yaptığı hesaplaşma sonucu bononun verildiğini ve diğer davalıya bonoyu ciro ettiğini bildirmiştir. Tarafların açıklamaları değerlendirildiğinde; davacı ile davalı … arasında “sözlü” olarak yapılan “eser” sözleşmesi gereğince, davalı …’ın davacıya ait taşınmazda kuyu açılması işini yüklendiği açıklıkla anlaşılmaktadır. Yine, davalı …’ın da kabulünde olduğu üzere bono, sondaj işi yapım bedeli sebebiyle düzenlenmiştir. Buna göre, icra takibine dayanak alınan keşidecisi davacı, lehdarı … olan; 06.07.2008 keşide ve 12.07.2008 vade tarihli ve 3.000,00 TL tutarlı bononun düzenlenmesi sebebinin belli olduğu ve dolayısıyla iş sahibi davacı ile yüklenici davalı arasında yapılan “sondaj” işine ilişkin eser sözleşmesi gereğince düzenlenmiş olduğu sabit olmaktadır. Bono incelendiğinde de; TTK’nın 688. maddesi hükmünde öngörülen zorunlu unsurları içerdiği görülmektedir.
Bono, hukuksal niteliğince sebebini içermeyen bir borç ikrarı senedidir. 12.04.1933 gün ve 30/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, soyut borç ikrarını içeren bononun bedelsizliğini ileri süren taraf önce bu senedin bir sebebi olduğunu, sonra da bu sebebin gerçekleşmediğini yazılı delille ispat etmek durumundadır. Somut olayda ise, az yukarıda açıklandığı üzere; bononun düzenlenmesi sebebinin eser sözleşmesi olduğu tarafların kabulündedir.
BK’nın 364. maddesi gereğince taraflarca başka bir ödeme şekli kararlaştırılmamış ise; iş bedeli, işin teslimi zamanında istenebilir olur. Davacı yüklenici, yasal delillerle sözleşme konusu işin yapılarak iş sahibine teslim edildiğini kanıtlamakla ödevlidir. İş sahibi ise, iş bedelinin tamamen ya da kısmen yükleniciye ödendiğini ve iş bedelinin hakedilmediğini ya da istenebilir olmadığını yasal ve yazılı delillerle kanıtlamakla yükümlüdür. Somut olayda uyuşmazlık konusu bononun davacı iş sahibi ile davalı yüklenici … arasında yapılan “sözlü” eser sözleşmesinin konusu olan sondaj işinin bedeli ile ilgili olarak düzenlenmiş ve yükleniciye verildiği sabit olduğuna göre; BK’nın 364. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak; iş bedelinin ödenmesi şeklinin kararlaştırıldığının kabulüyle, bono tutarı kadar işi yapmadığını, kendisine de teslim etmediğini ve dolayısıyla bononun bedelli ve bedelin de istenebilir olmadığını davacının kanıtlaması gerekmektedir. Bu yasal nedenle, davacı ve davalı yüklenicinin tüm yasal delilleri toplanmalı ve yerinde uzman bilirkişi aracılığıyla mahkemece keşif yapılarak bononun tamamen ya da kısmen bedelli olup olmadığı saptanmalıdır.
Diğer yandan, TTK’nın 599. maddesi gereğince, davalılardan …’ın haklı hamil olmadığını; bu davalının bonoyu edinirken karşılıksız olduğunu bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini, bononun keşidecisi olan borçlu davacı her türlü yasal delil ile kanıtlayabilme hakkına sahiptir. Uyuşmazlık konusu bononun bedelsiz olduğunun mahkemece saptanması durumunda; yukarıda açıklanan yasal sebeplere göre, davacının bu davalıya borçlu olmadığını kanıtlayabilmesi amacıyla sunacağı delillerin mahkemece toplanıp değerlendirilmesi gerekmektedir.
Eksik araştırma ve soruşturma sonucu hüküm verilemez. Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 23.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.