Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/5656 E. 2011/2287 K. 14.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5656
KARAR NO : 2011/2287
KARAR TARİHİ : 14.04.2011

Davacı … mirasçıları 1-… 2-… 3-… 4-… 5-… 6-… ile davalı … Grup İnş.Tic.Ltd.Şti. arasındaki davadan dolayı … 2. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 27.11.2008 gün ve 2007/216-2008/255 sayılı hükmü bozan Dairemizin 19.07.2010 gün ve 2009/3546-2010/4171 sayılı ilamı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R –
Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmış olup arsa sahiplerinden davacı …, zemin katta yer alan dükkanının altındaki depo alanından kendisine isabet etmesi gereken %25 oranından daha düşük oranda yer tahsis edildiğini ileri sürerek bu orana karşılık gelen payın verilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 19.07.2010 gün ve 2009/3546 E. 2010/4171 K. sayılı ilâmı ile bozulmuş, davalı vekili bozmaya karşı karar düzeltme itirazında bulunmuştur.
1-Yargıtay ilâmında belirtilen gerektirici nedenler karşısında davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 10.02.2006 günlü gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinde; arsa üzerine, zemin kat ve üstüne yapılacak dört kattan ibaret bir bina yapılacağı, inşaatta zemin katta üç dükkanın, normal katlarda ise ikişer dairenin yer alacağı, yola göre girişten sağ taraftaki zemin kat köşe dükkanın ve köşe dükkanın üzerindeki ikinci ve üçüncü katlardaki dairelerin, böylece toplam iki daire ile bir dükkanın, devredeceği %25 arsa payına karşılık arsa sahibi davacıya verileceği kararlaştırılmıştır. Her ne kadar sözleşmede zemin katta üç adet dükkanın yapılacağı yazılı ise de yerinde onaylı projesine uygun şekilde iki adet dükkanın inşa edildiği, bunun yanında yine sözleşmede yoksa da binaya bodrum kat yapıldığı ve bu alanda dükkanlara ait depoların yer aldığı dosya kapsamında mevcut tapu kaydı ile bilirkişi kurulu raporundan anlaşılmıştır. İşte davacı da sözleşmede olmamasına karşın sonradan projelendirilerek inşa edilen ve bodrum katta yer alan bu depolardan kendisine isabet eden %25 paylaşım oranına yeter şekilde alan verilmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış bulunmaktadır.
Davalı yüklenici ise, sözleşmede davacıya bodrum kattan herhangi bir bağımsız bölüm vermeyi taahhüt etmediğini, ayrıca zemin katta davacıya verilen dükkanın da kararlaştırılandan daha büyük yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İçeriği çekişme konusu olmayan sözleşmede aksi kararlaştırılmış olmadığından davalı yanca sözleşme harici yapılan bölümlerden paylaşım oranına göre payına düşen alanın davacıya verilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Ne var ki yargılama sırasında inşa edilen depoların alanı saptanmış ve bu alandan davacının payına düşmesi gereken miktar belirlenmiş ve fiilen kendisine tahsis edilen alanla bir karşılaştırma yapılmış değildir.
Bunun yanında alınan 12.09.2008 günlü bilirkişi kurulu raporunda, depo alanlarının değil davacıya ait zemin kattaki dükkan alanı değerlendirmeye tabi tutulmuş ve davacının burada alması gerekenden 5.37 m2 daha fazla alan sahibi olduğu sonucuna varılmıştır.
Şu halde mahkemece yapılması gereken iş; gerçeğin daha ziyade ortaya çıkarılması için HUMK’nın 284. maddesi uyarınca, uyuşmazlık konusu hakkında uzmanlığı bulunan bilirkişi refakatiyle mahallinde yeniden keşif yapılarak, inşaatın bodrum katında inşa edilen zemin kattaki dükkanlara ait depoların toplam alanları tesbit edilmeli, bu alandan sözleşmeye göre davacıya tahsis edilmesi gereken %25’lik miktar ile fiilen kendisine verilen depo alanı mukayese edilerek, eksik alan tahsis edilmediğinin anlaşılması halinde şimdiki gibi dava reddedilmeli, hakettiği alandan daha az bir alanın tahsis edildiğinin anlaşılması halinde ise; davalının, davacıya ait dükkanın verilmesi gerekenden daha büyük yapıldığı savunmasının mahsup itirazı niteliğinde olduğu ve 12.09.2008 günlü bilirkişi kurulu raporunda bu fazla alanın 5.37 m2 olarak tesbit edildiği nazara alınarak, depo alanından eksik verilen alandan mahsubu ile kalan eksik depo alanı için davalı yana ait depolu dükkana ait paydan tapu iptâl ve tescili, davalı yana ait depo üçüncü kişilere satılmışsa davanın bedele dönüştürülmesi durumunda bu alanın dava tarihi itibariyle rayiç bedeline hükmedilmeli, mahsup sonucu dükkandan verilen fazla alanın depodan verilen eksik alandan daha fazla olduğunun anlaşılması halinde de yine davanın reddi cihetine gidilmelidir.
Hâl böyle iken, yukarıda belirtildiği şekilde bozma kararı verilmesi yerine mahkemece de yapıldığı gibi davadaki istemin hatalı değerlendirilmesi ile uyuşmazlık depo alanından eksik verildiği ileri sürülen kısma ilişkin olduğu halde sanki dükkan alanı ile ilgiliymiş gibi inceleme yapılarak ve paylaşım oranı dikkate alınmaksızın, bu yönde de bir anlaşma olmadığı gözden kaçırılarak dükkanların alanının eşit olarak paylaşımı gerektiğinden bahsedilerek bozma kararı verilmesi yerinde görülmemiş, hükmün izah edilen değişik gerekçe ile bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile Dairemizin 19.07.2010 gün ve 2009/3546 E. 2010/4171 K. sayılı bozma ilâmının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının değişik bu gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davalıya, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 14.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.