Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/6337 E. 2011/7786 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6337
KARAR NO : 2011/7786
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davanın kısmen kabulüyle 378.166,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekili ile davalı SGK Başkanlığı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı … Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları incelendiğinde:
Davacı taarfından davaya dayanak alınan 30.11.2001 tarihli sözleşme, davacı ile davalı … Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü (…) arasında yapılmıştır. … Genel Müdürlüğü, bu sözleşmenin tarafı değildir. Diğer yandan, “Protokol” başlıklı yazılı sözleşme … Genel Müdürlüğü ile Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü arasında yapılmıştır. Vakıf Gureba Hastanesi’nin bu sözleşmede öngörülen koşullarla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yönetilmesi ve işletilmesi ve işletme süresince hastane binalarının tahsisi konusunu içermektedir. Bu sözleşmenin kapsamı ve özellikle 4. ve 5. maddeleri hükümleri incelendiğinde; hastane ile ilgili bakım ve onarım dahil tüm harcamaların SSK tarafından karşılanmasının gerektiği anlaşılmaktadır. Bu sebeplerle ve ayrıca davalı … Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunu gerektiren hukuksal bir sebebin varlığı da davacı yanca ileri sürülüp kanıtlanmadığından; somut olayda bu davalının sorumluluğuna karar verilemez. Çünkü, bir subjektif hak, kendisinden istenebilecek gerçek veya tüzel kişi hakkında dava açılabilir. Davada husumet ehliyeti, dava koşulu olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece, doğrudan gözetilmesi gerekmektedir. O halde, davalı … Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken; mahkemece, yazılı gerekçelerle bu davalı hakkındaki davanın da kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bu nedenle kararın davalı … Genel Müdürlüğü yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı ile davalı … Sigortalar Genel Müdürlüğü arasında yapılan 30.11.2001 tarihli sözleşme niteliğince, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımı yapılan bir eser sözleşmesidir. Davacı şirket yüklenici; davalı Kurum ise iş sahibidir. Yüklenici şirket, Bezmi Alem Vakfı Gureba Hastanesi’nin acil servis onarımı işinin yapımını, sözleşmede öngörülen koşullarla yüklenmiştir. Yapım İşleri Genel Şartnamesi, yanlar arasındaki sözleşmenin 2. maddesi hükmü gereğince, sözleşmenin eki sayılmıştır.
Davacı yüklenici, “deprem takviyesi” işini de yaptığını, 37.526,02 TL iş bedelini hak ettiğini ileri sürerek, davalıdan tahsilini istemiştir. Dosya kapsamındaki (2) numaralı hakediş raporunun kapağında bulunan 05.03.2003 tarihli yazı, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı İstanbul İnşaat ve Emlak Müdürlüğü Sigorta Müdür Yardımcısı H…. Rıza ile davacı şirket temsilcisi tarafından izmalanmıştır. Bu yazıda “Sultan Vakıf Gureba Hastanesi G2 Blok deprem takviyeleri imalâtları proje ve deprem şartnamelerine uygun olarak devam etmektedir” denilmiştir. Sözü edilen işin yanlar arasındaki sözleşmenin kapsamında olmadığı anlaşılmaktadır. Yapım sözleşmelerinde öngörülmeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması halinde, hangi koşullarla ve hangi oranda yükleniciye yaptırılabileceği, Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 22. maddesi hükmünde düzenlenmiştir. Deprem takviyeleri imalâtları yapılmış ise, öncelikle sözü edilen şartnamenin 22. maddesi hükmü kapsamında incelenmelidir. Aksi halde ise, sözleşme dışı iş kabul edilerek yapılmışsa; Borçlar Kanunu’nun 413. maddesi hükmü gereğince, bu işin bedelinin, işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa fiyatlarına göre uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla yaptırılacak inceleme sonucu mahkemece belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece, davacının buna ilişkin talebi hakkında yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan buna yönelik davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bu sebeple kararın davacı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
4-Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı vekilinin temyiz itirazları incelenip değerlendirildiğinde de;
Davacı yüklenici şirket, 71 adet hasta yatakbaşı ünitesi işini 703,59 TL/ adet birim fiyat ile yapmış olduğu halde, davalı iş sahibi tarafından 6 nolu hakedişte düzeltme yapılarak adedini 400,00 TL bedelle yapılmış olduğu gerekçesiyle, hakedildiği halde ödemesi yapılmayan 21.554,89 TL alacağın tahsilini istemiş ve bu alacak miktarı mahkemece kabul edilmiştir. Yanlar arasındaki sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi, HUMK’nın 287. maddesi uyarınca, “delil sözleşmesi” niteliğinde olup, uyuşmazlığın çözümünde anılan şartname hükümlerinin uygulanması zorunludur (HMK.193.md.). Delil sözleşmesi “kesin kanıt” niteliğindedir, tarafları ve mahkemeyi bağlar. Hakimin bu hususu doğrudan gözönünde bulundurması zorunludur. Ara hakedişlere yüklenici tarafından usulüne uygun şekilde itiraz edilmemesi veya kısmen itirazda bulunmaması, hakkın düşmesi sonucunu doğrurur. Yüklenici, ara hakedişlere itiraz ileri sürmez ise, yüklenici aleyhine itiraz olunmayan alacak miktarları yönünden hakediş kesinleşmiş olur. Yüklenici şirket de 6 numaralı hakediş raporuna itirazında, idarece yapılan 71 adet hastane yatakbaşı ünitesi ile düzeltmeye Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 40. maddesi hükmüne uygun şekilde itirazda bulunmamıştır. Bu sebeple, 21.554,89 TL tutarındaki alacağa yönelik davanın reddi gerekir.
Diğer yandan 6 numaralı ara hakediş incelendiğinde; mekanik tesisatı ile ilgili bölümün de iş bedelinin toplamının 214.357,77 TL olduğunun açıklanmış bulunduğu görülmektedir. Hükme dayanak alınan 05.05.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise; belirtilen bu işler bedelinin 224.404,92 TL olduğu ve 190.604,82 TL ödeme yapıldığı ve davacı yüklenicinin 33.800,10 TL alacaklı olduğu açıklanmıştır. İş sahibi idarece mekanik işlerle ilgili 6 numaralı hakediş bölümünde düzeltme yapılmadığı, bu hakedişten anlaşılmaktadır. Ancak, tahakkuk aşamasında hakedişte gösterilen bedelin bakiyesinin kesilip kesilmediği dosya kapsamına göre tespit olunamadığı gibi; ödenmemesi sebebi de anlaşılamamıştır. Mahkemece, belirtilen bu alacak kısmına yönelik yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan 33.800,10 TL alacağın da tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan bu sebeplerle kararın davalı … yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davacı vekili ile davalı … Sigortalar Kurumu Başkanlığı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; Vakfılar Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve 2. bentte gösterilen sebeplerle kararın bu davalı yararına; 3. bentte açıklanan sebeplerle de kararın davacı yüklenici şirket yararına ve 4. bentte gösterilen nedenlerle kararın davalı … Sigortalar Kurumu Başkanlığı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı ile davalı … Genel Müdürlüğü’ne geri verilmesine, 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.