YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6384
KARAR NO : 2011/4530
KARAR TARİHİ : 11.07.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca dava dışı yükleniciye bırakılıp onun tarafından davalılara satılıp tapuda devri yapılan bağımsız bölüme ait tapu kaydının yüklenicinin temerrüdü sebebiyle iptâli ve davacı arsa sahipleri adına tapuya kayıt ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davalının iyiniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı ile davacı arsa sahipleri arasında bağımsız bölümün devri konusunda doğrudan doğruya bir akdî ilişki bulunmamaktadır. Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi davacı arsa sahipleri ile dava dışı yüklenici arasında imzalanmış, yüklenici tarafından kendisine düşen dairelerden dava konusu olanı alacağın temliki hükümlerine göre davalıya devredilmiştir. Dairemizin bu konudaki yerleşik uygulamalarına göre arsa payı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yüklenicinin kararlaştırılan bağımsız bölümlere hak kazanabilmesi için edimini sözleşme ve ekleri, tasdikli ruhsat ve projesi ile, imara uygun olarak tamamlayıp teslim etmesi koşuluna bağlıdır. Sözleşmenin başlangıcında ya da devamı sırasında tamamen ya da aşamalı olarak yükleniciye pay devri avans niteliğinde olduğundan yüklenicinin edimini ifa etmemesi durumunda arsa sahibi verdiklerini geri isteyebilir. Yükleniciden bağımsız bölüm satın alan 3. kişiler alacağın temliki hükümlerine göre hak sahibi olacakları ve sözleşmenin tarafı olan yükleniciye karşı arsa sahibinin ileri sürebileceği itiraz def’i ve haklar temlik alacaklısı 3. kişilere dahi ileri sürülebileceğinden 3. kişilerin ayrıca kötüniyetli olduklarının kanıtlanmasına gerek bulunmamaktadır. Dosya kapsamından davacı arsa sahipleri tarafından dava dışı yüklenici aleyhine sözleşmenin yüklenicinin temerrüdüne dayalı feshine ilişkin dava açıldığı, fesih kararı verildiği anlaşılmaktadır. Fesih ve iptâl kararının kesinleşmesi halinde arsa sahipleri yükleniciden bağımsız bölüm satın alan davalıdan yüklenicinin halefi olarak verdiklerini geri isteyebileceklerinden davalılar arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu ortadadır.Bu durumda öncelikle yüklenici aleyhine Sincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/579 Esas numasında kayıtlı dava dosyasının celbedilip, derdest ise HUMK’nın 45. ve devamı maddeleri uyarınca birleştirilmesi, sonuçlanmış ise tebliğe çıkarttırılıp kesinleşmesi sağlanarak o davada kesinleşecek olgular dikkate alınarak eldeki davanın sonuçlandırılması gerekirken bu husus gözden kaçırılarak ve yanlış değerlendirme ile davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 11.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.