Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/7016 E. 2011/6411 K. 02.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7016
KARAR NO : 2011/6411
KARAR TARİHİ : 02.11.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R –
Dava, ayıplı inşaatın tamiri, olmadığı takdirde ayıbın giderilme bedelinin ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmış, davalı, ayıplardan kendisinin sorumlu olamayacağını, davacının verdiği ataşmanlara göre imalâtın gerçekleştirildiğini belirterek reddini savunmuş, mahkemenin ayıpların tamirine, yerine getirilmediği takdirde ıslah olunan bedelin kabulüne dair kararı, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-01.05.2008 tarihinde davacı tarafın yaptırdığı tespitte, imalâtını davalının gerçekleştirdiği istinaf duvarı ve merdivende çatlaklar oluştuğunun anlaşılması üzerine 06.10.2008 tarihli ihtarname ile bu ayıpların giderilmesi istenildiği halde sonuç alınamadığından bu davada tamirine, olmadığı takdirde bedelin tahsiline karar verilmesi istenilmiştir. Hükme dayanak bilirkişi raporunda, dava tarihi itibariyle ayıpların giderilme bedeli saptanmış ise de yukarıda değinildiği üzere ayıplar tespit tarihinde ortaya çıkmış ve 2008 tarihli ihtarname ile giderilmesi istenmiş bulunduğundan 2008 yılı piyasa fiyatlarına göre ayıpların giderim bedelinin hesaplanması gerekir. BK’nın 98. maddesi yollamasıyla 44. maddesine aykırı olarak zararın artmasına sebep olacak şekilde dava tarihindeki fiyatların kabulü usul ve yasaya aykırıdır. Kabule göre de sıva eksikliklerinin ve istinat duvarı ile merdivendeki ayıpların tamirine, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesi gerek bilirkişi raporunda, gerekse hüküm fıkrasında, tamirin ne şekilde yapılacağı açık seçik gösterilmediğinden, infazda tereddüt yaratır nitelikte olup HMK’nın 297/2. maddesine uygun düşmez. O halde karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 02.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.